MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından, reddedilen ziynet alacağı davası yönünden, davalı-karşı davacı erkek tarafından ise, her iki boşanma davası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dava dilekçesi davalı- karşı davacıya tebliği üzerine davalı-karşı davacı erkek süresinde 07.09.2015 tarihli davaya cevap ve boşanma talepli karşı dava dilekçesi vermiş, bu dilekçe kayıtlara geçmiş, mahkemece karşı dava ile ilgili hüküm kurulmamıştır. Dava, dava dilekçesinin kaydedildiği tarihte açılmış sayılır (HMK m.ll8-l).Karşı dava dilekçesinin verilmesi esnasında harç alınmadığı gibi bu eksiklik yargılama sırasında da giderilmemiştir. Harç tamamlattırılmadan müteakip işlemler yapılmaz. O halde, karşı dava harcının yatırılması için davalı-karşı davacıya usulüne uygun olarak süre verilmeli, (Harçlar Kanunu m. 30-32), harç noksanlığı giderildiği takdirde davalı-karşı davacının karşı boşanma davasının esası incelenmeli, harç yatırılmadığı takdirde Harçlar Kanununun 30-32. maddeleri uyarınca kadının davası yönünden işlem yapılması gerekirken, karşı dava yönünden anılan harç eksikliği giderilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
2-Davacı-karşı davalı kadının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davacı-karşı davalı kadın dava dilekçesiyle düğünde takılan ve dilekçesinde belirttiği ziynetlerin erkek tarafından el konularak geri verilmediğini belirterek talep ettiği ziynetlerin aynen olmadığı taktirde bedelini talep etmiştir. Davalı-karşı davacı erkek ise, kadının tüm eşyalarla birlikte ziynetlerini de alarak evden ayrıldığını beyan etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillerden, tanık beyanları ve düğün fotoğraflarına göre dava dilekçesi ile istediği ziynetlerin varlığı sabit olup, davacı kadının tanıklarının beyanlarına göre talep edilen ziynetlerin ayrılıktan önce kadının elinden alınarak el konulduğu anlaşılmaktadır. Düğünde takılan ziynetler kadına bağışlanmış sayılır ve kadının kişisel malı niteliğini kazanır. Ziynetlerin geri istenmemek üzere verildiği iddia ve ispat edilmedikçe, bunları alan iade etmekle yükümlüdür. Erkek tarafından kadının ziynetleri geri istenmemek üzere kendisine verildiği iddia ve ispat olunmamıştır. Öyleyse kadının ziynet alacağı davasının kabulü gerekirken, yazılı gerekçe ile ziynetlere ilişkin talebin reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1. ve 2. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, 1. bentte gösterilen bozma sebebine göre yeniden hüküm kurulması zorunlu hale gelen kadının davasına yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 31.05.2018 (Prş.)
Full & Egal Universal Law Academy