MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma-Maddi ve Manevi Tazminat
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından; tazminatların miktarı ve vekalet ücreti yönünden, davacı erkek tarafından ise; kusur belirlemesi ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı erkek tarafından 04.12.2015 tarihinde boşanma davası ikame edilmiş, davalı kadın ise 29.01.2016 tarihli cevap dilekçesi ile davanın reddini istemiş, boşanma kararı verilmesi halinde ise 40.000 TL maddi tazminat, 40.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Mahkemece davalı kadının davaya cevap olarak sunduğu dilekçesi karşı dava dilekçesi olarak yorumlanmıştır. Davalı kadının karşılık davası bulunmamaktadır. Sonradan harcın ikmal edilmesi de cevap dilekçesini karşılık dava haline getirmez. Davalı kadının cevap dilekçesi ile istediği 40.000 TL maddi tazminat ve 40.000 TL manevi tazminat talebi boşanmanın fer'isi (TMK m.174/1-2) niteliğinde olup, harca tabi değildir. Davalı kadının karşı davası olmadığı halde boşanmanın fer'i niteliğindeki tazminat istekleri hakkında karşılık davası olduğu kabul edilerek hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır. Ancak bu husus temyiz edilmediğinden bozma nedeni yapılmamış, yanlışlığa işaret edilmekle yetinilmiştir.
2-Tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b)Mahkemece, davacı erkeğe yüklenen ve boşanmaya sebebiyet veren kusurlu davranışlar kadının kişilik halarına saldırı teşkil eder nitelikte değildir. Davalı kadın yararına Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesi koşulları oluşmamıştır. Davalı kadının manevi tazminat isteminin reddi gerekirken yazılı şekilde manevi tazminata karar verilmesi doğru görülmemiştir.
c)Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, davalı kadın yararına hükmolunan maddi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50 ve 51. maddesi hükümleri nazara alınarak, daha uygun miktarda maddi tazminat (TMK m. 174/1) takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
d)Yukarıda 1. bentte açıklandığı üzere davalı kadının tazminat konusunda karşı davası bulunmamaktadır. Boşanma davası içinde vaki ve boşanmanın fer'i niteliğinde olan Türk Medeni Kanununun 174. maddesi kapsamındaki maddi ve manevi tazminat istekleri ayrıca harca tabi olmadığı gibi, kabul veya reddi de vekalet ücretini gerektirmez. Bu nedenle davacı erkek yararına vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2/b, 2/c ve 2/d bentlerinde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda 2/a bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 06.06.2018(Çrş.)