MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından, katılma yoluyla vekalet ücreti yönünden, davalı-karşı davacı kadın tarafından ise, kusur belirlemesi, reddedilen tazminat ve nafaka talepleri, manevi tazminat, iştirak nafakası miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Hükmü katılma yoluyla temyiz eden davacı-davalı erkek 02.08.2016 tarihli dilekçesiyle temyiz talebinden feragat ettiğini bildirdiğinden, temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davalı-karşı davacı kadının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz ititrazları yersizdir.
b-Mahkemece boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı-karşı davacı kadının, davacı-karşı davalı erkeğe nazaran daha ağır kusurlu olduğu gerekçesiyle her iki davanın da kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de, mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillerden; davalı-karşı davacı kadının "babasının eşini tehdit etmesine sessiz kalması" vakıasının ispatlanamadığı, dolayısıyla bu vakıanın kadına kusur olarak yüklenemeyeceği anlaşılmaktadır. Tarafların mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlara göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu oldukları halde kadının erkeğe nazaran daha ağır kusurlu olduğu yönündeki yanılgılı kusur belirlemesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
c-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre ortak çocuk ... yararına takdir edilen iştirak nafakası azdır. Mahkemece Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
d-Yukarıda 2/b bentde de açıklandığı üzere boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda taraflar eşit kusurlu olup davacı-davalı erkek yararına Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesi koşulları somut olayda gerçekleşmemiştir. Bu husus nazara alınmadan yanılgılı kusur belirlemesine bağlı olarak davacı-karşı davalı erkek yararına manevi tazminata hükmedilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2/b, 2/c ve 2/d bentlerinde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 2-a bendinde gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 19.06.2018 (Salı)
Full & Egal Universal Law Academy