MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır (Teb. K. m. 104). Adres kayıt sisteminde bulunan adresin bilinen en son adres olarak kabul edilebilmesi, bilinen en son adrese tebligat yapılamamış olması veya bu adresin tebliğe elverişli olmaması halinde mümkündür. Bilinen en son adresin tebliğe elverişli olmadığı anlaşılmadan veya bu adreste tebligat yapılamadığı görülmeden doğrudan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde tebligatın yapılması; yapılan tebligatı usulsüz kılar (Teb. K. m. 10/2). Mahkemece davacının dava dilekçesinde bildirdiği ‘... Köyü .../...’ adresine göre davalıya ön inceleme duruşma günü tebliğe çıkarılmış, tebligatın bila tebliğ iade dönmesi üzerine, mahkemece davalının tebligata elverişli bilinen en son adresi konusunda herhangi bir araştırma yapılmaksızın doğrudan davalının adres kayıt sistemindeki adresi olan ‘... ... Mah. . ... Cad. No:28 İç Kapı No:2 Merkez /...’ adresine tebligat zarfının üzerinde "mernis" adresi de olduğu belirtilmek suretiyle tebliğe çıkarılmış, bu adreste Tebligat Kanunu'nun 21/2 maddesine göre evrak 02.12.2015 tarihinde muhtara tebliğ edilmiştir. Davalının bilinen adresi ile mernis adresi farklıdır. Mernis adresine öncelikle mernis adresi şerhi düşülmeden normal tebligat çıkarılması gerekir. O halde davalıya ön inceleme duruşması gününün mernis adresine öncelikle mernis adresi şerhi yazılmadan tebliğ edilmesi, bu şekilde tebliğ gerçekleşmezse Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre tebligatın yapılması gerekmektedir. Bu nedenle ön inceleme duruşma gününün davalıya tebliği usulsüzdür. O halde mahkemece ön inceleme duruşmasına taraflar usulünce davet edilip, ön inceleme aşaması tamamlandıktan sonra tahkikata geçildiği bildirilip, tahkikata geçildikten sonra usulüne uygun şekilde gösterilen deliller toplanmak suretiyle gerçekleşecek sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken, açıklanan bu hususlara riayet edilmeksizin hüküm tesisi hukuki dinlenilme hakkının (HMK m. 27) ihlali niteliğinde olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 25.06.2018 (Pzt.)