MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davacı kadın tamamen kusurlu kabul edilerek davasının reddine karar verilmiş ise de, davalı erkeğin usulüne uygun tebligata rağmen 14.03.2016 tarihinde süresinden sonra cevap dilekçesi sunduğu anlaşılmaktadır. Davalının süresinde dayanmadığı vakıalar hükme esas alınarak davacıya kusur olarak yüklenemez (HMK m.25/1). Bu nedenle mahkemece davacı kadına kusur yüklenilmesi doğru olmamıştır. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davalı erkeğin, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere boşanmaya sebebiyet verecek kusurlu bir davranışının da ispatlanamadığı anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanununun 166/1-2. maddesi uyarınca boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Davalı erkeğin kusurlu bir davranışının varlığı ispat edilemediğinden kadının davasının reddine dair hüküm sonucu itibarıyla doğru olduğundan ret gerekçesinin açıklanan şekilde değiştirilerek ve düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir (HUMK m.438/son).
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple hükmün kusur belirlemesine ilişkin gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 27.06.2018(Çrş.)