MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma- Takıların İadesi-Mal Rejimi Tasfiyesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından ziynet ve mal rejimi tasfiyesi davası, erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminatların miktarları yönünden; davalı-davacı kadın tarafından ise kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, velayet, nafakalar ve tazminatlar yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 13.02.2018 günü duruşmalı temyiz eden davalı-davacı ... vekili Av. ... geldi. Karşı taraf temyiz eden davacı-davalı ... ve vekili gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre; davacı-davalı kadının davasının TMK'nun 166/1. maddesi, davalı-davacı erkeğin ise davasının TMK 166/2. maddesi uyarınca kabul edildiğinin anlaşılmasına göre, davalı-davacı erkeğin tüm, davacı-davalı kadının ise aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı-davalı kadın, dava dilekçesiyle boşanma ve fer'i istekleriyle birlikte erkek tarafından alındığı iddia olunan ziynetlerin ve mal rejimi tasfiyesi davasının konusu olduğu anlaşılan evlilik birliği içinde edinilen büyükbaş hayvanların yarı bedelinin tahsilini de talep etmiş, erkek ise kadının davasına karşı boşanma davası ikame etmiştir. Mahkemece, her iki boşanma davasının reddine karar verilerek, davacı-davalı kadının 07.05.2013 tarihli sayman mutemet alındısı belgesinden de anlaşıldığı üzere nispi harcı yatırılan mal rejimi tasfiyesine yönelik davasını tefrik etmiş, ziynet alacağı davası ile ilgili ise bir hüküm kurmamıştır.
Mahkemenin 23.01.2014 tarihli işbu kararı tarafların münhasıran boşanma davalarının reddine dair karar yönünden temyiz edilmesi üzerine, temyiz sınırlaması da dikkate alınarak, tarafların itirazları yalnızca boşanma davaları ile ilgili incelenerek, mahkemece verilen hüküm, tarafların boşanma davalarının davacı-davalı kadının az (TMK m. 166/1), davalı-davacı erkeğin ise ağır (TMK m. 166/2) kusurlu olduğu belirtilmek suretiyle her iki boşanma davasının da kabulü gerektiği yönünde, Dairemizin 23.03.2015 gün 2014/1329 esas ve 2015/5155 karar sayılı ilamıyla bozulmuştur. Gerçekleşen bu durum karşısında, mahkemece kadının mal rejimi tasfiyesine yönelik davasının tefrikine ilişkin kararı ile herhangi bir hüküm kurulmayan ziynet alacağı davası taraflarca temyize konu edilmeyerek kesinleşmiştir. Öyleyse, mahkemece bu yön dikkate alınmaksızın temyiz kapsamı dışında bırakılarak kesinleşen ziynet alacağı ve mal rejimi tasfiyesine ilişkin talepler bakımından mahkemece yazılı olduğu haliyle yeniden hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın Nihat'a yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna 143.50 TL temyiz başvuru harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran Nuriye'ye geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 13.02.2018(Salı)
Full & Egal Universal Law Academy