MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar ve temyiz başvuru dilekçelerinin davacı ... vekili ...'a tebliğine ilişkin mazbatada, tebligatın çalışan ...'a yapıldığı yazılıdır. Belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veva müstahdemlerinden birine, meslek veya sanatını evinde icra edenlerin memur veya müstahdemlerinden biri bulunmadığı takdirde aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır (Teb.K. m. l7). Davacı vekiline çıkartılan tebligatın işyerinde çalışana yapılması, tebligatın muhatabı olan avukatın belirlenen adreste olup olmadığının ve tebligatın niçin kendisine yapılmadığının tebliğ evrakında belirtilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda tebliğ işlemi 7021 sayılı Tebligat Kanunu'nun 17. maddesi ve Yönetmeliğin 26. maddesi hükümlerine uygun yanılmadığından usulsüzdür (HGK'nun 30.01.2013 tarih, 2012/6-644 e - 2013/164 k sayılı ilamı) Bu itibarla temyiz başvuru dilekçesinin Tebligat Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak davacı erkek vekiline tebliğ edilerek temyiz süresi de beklenildikten sonra gönderilmek üzere dosyanın mahalli mahkemesine İADESİNE oybirliğiyle karar verildi. 06.06.2018 (Çrş.)