MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından katılma yoluyla yoksulluk nafakası yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise her iki dava ve fer'ileri yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 18.09.2018 günü duruşmalı temyiz eden davalı-karşı davacı ... vekili Av. ......... Altınok geldi. Karşı taraf temyiz eden davacı-karşı davalı ... ve vekili gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Hükmün Kapsamı" başlıklı 297/1-c maddesinde; "Hüküm ‘Türk Milleti Adına’ verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar: Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri." düzenlemesine yer verilmiştir.
Bir mahkeme kararının gerekçesi o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyar. Kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterir. Tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp, değerlendirebilmeleri ve ......'ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta bir gerekçe bölümünün bulunması zorunludur. Mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerektiğini öngören .........'nın 141/3. maddesi ve ona koşut bir düzenleme içeren 6100 Sayılı HMK'nun 27 ve 297. maddeleri işte bu amacı gerçekleştirmeye yöneliktir.
Yine, bazen bir mahkeme kararının, başka bir dava yönünden kesin hüküm veya güçlü delil oluşturup oluşturamayacağı gibi konularda yapılacak hukuksal değerlendirmelerin sağlıklı olabilmesi de, o kararın yukarıda açıklanan nitelikte bir gerekçeyi içermesiyle mümkündür.
Somut olayda; mahkemece kısa karar ve gerekçeli kararın hüküm kısmında ......lar, yönünden kusur belirlemesi yapılmış olmasına rağmen hükmün gerekçesinde belirtilmesi gereken hususlara her iki dava yönünden yer verilmemiştir. Mahkeme kararı bu haliyle "bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır" şeklindeki .........nın 141/3. maddesine ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/1-c maddesine aykırı olup hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Davacı-karşı davalı erkek TMK’nun 166/1. maddesi uyarınca boşanma davası açmış, davalı-karşı davacı kadın da bu davaya karşılık olarak TMK’nun 166/1. maddesi uyarınca boşanma davası ikame etmiş, davalı-karşı davacı kadın boşanma davasının eki niteliğinde olan yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi ...... talebinde de bulunmuş, mahkemece erkeğin davasının kabulüne karar verilerek tarafların boşanmalarına, kadının davası yönünden ise yalnızca davalı-karşı davacı denilmekle yetinilerek münhasıran eki niteliğindeki yoksulluk nafakası ve ...... talepleri hakkında hüküm kurulmuştur.
Tüm dosya kapsamından, mahkemece, kadının karşı davasının fer’i talepleri yönünden hüküm kurulmuş, ancak kadının karşı davasının asıl konusunu oluşturan boşanma talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmamıştır. Dava ve karşı dava birbirinden bağımsız ayrı davalardır ve davaların her biri hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması gerekir. Davalı-karşı davacı tarafından açılan boşanma davası hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulması gerekirken, bu hususun nazara alınmaması doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1. ve 2. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma sebebine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, duruşma için takdir olunan 1.630 TL vekalet ücretinin .........'den alınarak......'ye verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 18.09.2018 (Salı)