MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından kusur belirlemesi, yoksulluk nafakası ve aleyhine hükmedilen tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Mahkemece boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda davacı erkeğin sadakatsiz olduğu ve davalı kadının da boşanmayı kabul ettiği gerekçesi ile tarafların boşanmalarına (TMK m. 166/1-2) karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden davalı kadının usulüne uygun tebligata rağmen süresinden sonra cevap dilekçesi sunduğu anlaşılmaktadır. Süresinden sonra sunulan cevap dilekçesinin ıslah edilme olanağı da bulunmadığı nazara alındığında, davalının süresinde dayanmadığı vakıalar hükme esas alınarak davacıya kusur yüklenemez (HMK m. 25/1). Bu nedenle mahkemece davacı erkeğe kusur yüklenilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle davacı erkeğin kusursuz olduğu gözetilmeden, davacı erkeğin tam kusurlu olduğunun kabulü doğru bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz ise de, davalı kadın süresinden sonra verdiği cevap dilekçesinde yoksulluk nafakası talep etmiştir. Bu halde, davalı kadının yoksulluk nafakası talebi ile ilgili olarak "karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabul kararı verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
3- Yukarıda 1. bentte açıklandığı üzere boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda davacı erkeğe kusur yüklenilemez ve kusursuz eş aleyhine maddi ve manevi tazminata karar verilemez. Kadın yararına Türk Medeni Kanunu'nun 174/1-2 koşulları oluşmamasına rağmen hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1., 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 19.09.2018 (Çrş.)