MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından kendi davasının reddi yönünden; davalı-davacı erkek tarafından ise kendi davasının reddi yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 18.09.2018 günü yapılan tebligata rağmen taraflar adına gelen olmadı. İşin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Anayasanın 141/3. maddesi "bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır" buyurucu hükmünü içermektedir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinde de, kararın kapsayacağı hususlar ayrıntılı biçimde belirtilmiş olup, bu maddenin 1. fıkrasının 3. bendine göre; mahkeme kararlarında iki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması, ret ve üstün tutulma nedenleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebebin açıkça gösterilmesi zorunludur. Kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesi hukuki dinlenilme hakkının da bir gereğidir (HMK m. 27-(l)-c).
Yukarıda açıklananlar ışığında somut olaya gelince; mahkemece, davacı-davalı kadının boşanma davası ile davalı-davacı erkeğin birleşen boşanma davaları bakımından kurulan hükmün gerekçesinde; "davacı-davalı kadına, davalı-davacı erkek ve annesinin şiddet uyguladığı onun da evden ayrılıp ailesinin yanma gittiği, kadının boşanma davası esnasında eşini sevdiğini ve hata yaptığını beyan ettiği bir mektup gönderdiği, bu nedenle eşini affetmiş sayılmasının gerektiği", belirtildikten sonra; "davalı karşı davacının ise beş yıl önce yaşanan bir olayı gündeme getirdiği, annesi ile birlikte eşine şiddet uyguladığı bu nedenle tamamen kusurlu olduğu, kadına izafe edilecek bir kusurun bulunmadığı, kişinin kendi kusuruna dayanarak hak elde etmesi mümkün olmadığından tarafların karşılıklı davalarının reddine karar verildiği", belirtilmiştir. Öyleyse mahkemenin, hem davacı-davalı kadının, davalı-davacı erkeğin kusurlarını affettiği gereçesiyle kadının davasını hem de erkeğin birleşen davası yönünden; davalı-davacı erkeğin tam kusurlu olduğu gerekçesiyle erkeğin davasını reddetmesi hükmün gerekçesi bakımından çelişki yaratmıştır. Bu bakımdan, gerekçe kendi içinde çelişkili olup, gerekçe bölümünde yaratılan bu çelişki tek başına bozma sebebi oluşturduğundan, hükmün münhasıran bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 18.09.2018 (Salı)