MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 01/10/2018 günü yapılan tebligata rağmen taraflar adına gelen olmadı. İşin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Hakim tarafların "talep sonuçlarıyla (HMK m.24)" bağlıdır. Hakim "başka bir şeye" karar veremeyeceği ( HMK m.26) gibi Türk Hukukunu da re'sen uygulamak zorundadır (HMK m.33).
Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak üç yıl geçmesi hâlinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir (TMK m.166/4).
Davacı erkek ... Aile Mahkemesinde görülen E.2010/1152-K.2011/1332 sayılı boşanma davasının ret ile sonuçlanmasının üzerinden 3 yılı aşkın süre geçmesine rağmen tarafların bir araya gelmediklerini iddia ederek davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmesini talep etmiş, mahkemece talebin Türk Medeni Kanunu'nun 166/1. maddesinde düzenlenen evlilik birliğinin sarsılması hukuksal sebebine dayalı olduğu kabul edilerek, boşanmaya sebep olan olaylarda davalı kadının kusurlu bir davranışının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bir davada olayları anlatmak taraflara, hukuki nitelendirme görevi hakime aittir. Davacının talebi Türk Medeni Kanunu'nun 166/4. maddesinde düzenlenen fiili ayrılık sebebiyle boşanma isteğine ilişkin olup delillerin bu çerçevede değerlendirilerek sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken, davacının usulüne uygun şekilde yapılmış bir ıslahı olmadığı halde duruşmada "davamı şiddetli geçimsizlik hukuki sebebine dayandırıyorum" şeklindeki sözleri sebebiyle, davanın Türk Medeni Kanunu'nun 166/1. maddesinde düzenlenen evlilik birliğinin sarsılması hukuksal sebebine dayalı olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 01.10.2018