MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri ile iştirak nafakasının miktarı yönünden; davalı erkek tarafından ise tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda taraflar eşit kusurlu kabul edilerek boşanmalarına (TMK m. 166/1-2) karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden davalı erkeğin usulüne uygun tebligata rağmen 31.12.2015 tarihinde süresinden sonra cevap dilekçesi sunduğu anlaşılmaktadır. Davalının süresinde dayanmadığı vakıalar hükme esas alınarak davacıya kusur yüklenemez (HMK m.25/1). Bu nedenle mahkemece davacı kadına kusur yüklenilmesi doğru olmamıştır. Mahkemece davalı erkeğe yüklenen kadının çalışmasına izin vermediği vakıasına ise kadın tarafından usulünce dayanılmadığından bu vakıa da erkeğe kusur olarak yüklenemez. Yine de mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlarına göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı erkek tam kusurludur. Bu durumda hatalı kusur belirlemesi sonucu tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
3-Yukarıda 2. bentte de açıklandığı üzere boşanmaya sebep olan olaylarda davalı erkek tam kusurludur. Gerçekleşen kusurlu davranışlar aynı zamanda kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder niteliktedir. Davacı kadın yararına TMK m. 174/1-2 koşulları oluşmuştur. O halde davacı kadın lehine tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kusurun ağırlığı ve hakkaniyet ilkesi (TMK m. 4, TBK m. 50 ve 52) dikkate alınarak uygun miktarda maddi ve manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken yanılgılı kusur belirlemesine bağlı olarak kadının maddi ve manevi tazminat isteklerinin reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda l. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 26.09.2018 (Çrş.)