MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- karşı davalı erkek tarafından kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminatlar, nafakalar ve manevi tazminat hakkında hüküm kurulmaması yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise katılma yoluyla erkeğin davasının kabulü ve kusur belirlemesi yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 09.10.2018 günü duruşmalı temyiz eden davacı-karşı davalı ... vekili Av. ... geldi. Karşı taraf katılma yoluyla temyiz eden davalı-karşı davacı ... ve vekilleri gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davalı-karşı davacının katılma yolu ile temyizi yönünden;
Hüküm, davacı-karşı davalı tarafından temyiz edilmiş, diğer taraf vekili de, temyize cevap dilekçesinde hükme ilişkin itirazlarını bildirerek temyiz isteğinde bulunmuştur (HUMK m. 433/2). Hükmü süresinde temyiz etmemiş olan tarafın, temyize cevap dilekçesindeki temyiz itirazlarının incelenebilmesi, temyiz dilekçesinin tebliğinden itibaren on gün içinde cevap verilmesi halinde mümkündür (HUMK m. 433/2). Aksi halde, süresinden sonra verilen cevap dilekçesindeki temyiz itirazları dikkate alınamaz. Davacı-karşı davalının temyiz dilekçesi, diğer tarafa 21.10.2016 günü tebliğ edilmiş, karşı taraf, hükme ilişkin itirazlarını da ihtiva eden temyize cevap dilekçesini, yasal on günlük süreden sonra 04.11.2016 günü vermiştir. Bu durumda davalı-karşı davacının katılma yoluyla temyiz talebinin süre aşımı sebebiyle reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davacı-karşı davalının temyizinin incelenmesine gelince;
a) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle mahkemece davacı-karşı davalı erkeğe yüklenen, eşini fiili livataya zorladığına ilişkin vakıa yönünden mevcut delil durumuna göre davalı-karşı davacı kadın tarafından ispatlanamadığı bu haliyle işbu vakıanın davacı-karşı davalı erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceği; ancak mahkemenin de kabulünde olan ve gerçekleşen taraflara yüklenen diğer kusurlu davranışlara göre de, erkeğin ağır kusurlu olduğu anlaşılmakla, davacı-karşı davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b)Hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır. Hükmün sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hükmün gösterilmesi gerekir (HMK m. 26, 297/2). Yasal gereklilik böyleyken davacı-karşı davalı erkeğin manevi tazminat (TMK m. 174/2) talebi bulunduğu halde; bu konuda bir karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Davacının katılma yolu ile temyizinin yukarıda l. bentte gösterilen sebeple REDDİNE, temyiz edilen hükmün yukarıda 2/b bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, reddedilen ve bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda 2/a bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, duruşma için takdir olunan 1630 TL. vekalet ücretinin ...'den alınıp Ramazan'a verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 09.10.2018 (Salı)