MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma-Ziynet Alacağı
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından, kusur belirlemesi, kadının davasının kabulü, yoksulluk nafakası, maddi tazminat ve ziynet alacağının kabulü yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-karşı davalı erkeğin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece yapılan ekonomik ve sosyal durum araştırması tutanaklarından davacı- karşı davalı erkeğin bankada çalıştığı ve aylık gelirinin 1.500 TL olduğu, davalı- karşı davacı kadının ise kargo şirketinde çalıştığı ve asgari ücret düzeyinde gelirinin mevcut olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda tarafların gelirleri birbirine yakın düzeydedir. Türk Medeni Kanununun 175. madde koşullarının kadın yararına gerçekleştiğinden söz edilemez. Bu husus gözetilmeden, davalı- karşı davacı kadın yararına yoksulluk nafakasına (TMK m. 175) hükmedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3-Davalı- karşı davacı kadın dava dilekçesinde ziynet eşyalarının aynen iadesini, olmadığı takdirde 76.935 TL bedelini talep etmiştir. Mahkemece “13,5 gram has ayar altın, 190 adet 22 ayar çeyrek altın, 3 adet 22 ayar yarım altın, 1 adet 22 ayar tam altın, 2 adet 22 ayar reşat altın, 2 adet 22 ayar beşi bir yerde altın, 2 adet 22 ayar bilezik, 1 adet 22 ayar bilezik, 9 adet 22 ayar üçlü burma bilezik, 1 adet 22 ayar set takımının davacı- karşı davalı tarafça, davalı- karşı davacı tarafa aynen iadesine, aynen iade olmadığı taktirde ziynet eşyalarının bedeli olan 76.716,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacı- karşı davalıdan tahsili ile davalı- karşı davacıya verilmesine” şeklinde hüküm kurulmuştur. Gerekçede kabul edilen ziynetlerin cins , nitelik ve miktarları ayrı ayrı belirtilse de, davalı- karşı davacı kadının talebinde belirttiğinden farklı ziynetleri de kapsayan bu değere nasıl ulaşıldığı (hangi ziynetlerin/ hangi gerekçeyle kabul edildiği) denetime elverişli olacak şekilde belirtilmediği gibi, hüküm altına alınan ziynetlerin ayrı ayrı değerleri de gösterilmemiştir. Aynen iadesi mümkün olmayanların bedelinin ödenmesi yönüne gidileceğinden, hüküm altına alman ziynetlerin her birinin değerinin hüküm yerinde ayrı ayrı gösterilmesi, hükmün infazı bakımından gerekli ve zorunludur. Bu hususlar nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.) ve (3.) bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, (3.) bentte gösterilen bozma sebebine göre ziynet alacağı davasına yönelik sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.02.10.2018 (Salı)