MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından; erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, nafakalar ve tazminatların miktarı yönünden, davalı-karşı davacı erkek tarafından ise; kusur belirlemesi, velayet düzenlemesi, aleyhine hükmedilen yoksulluk nafakası ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Türk Medeni Kanunu’nun 166/1-2. maddesi uyarınca boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir.
Somut olayda mahkemece, davalı karşı davacı erkeğin, davacı karşı davalı kadına nazaran ağır kusuruyla evlilik birliğinin çekilmez hale geldiği kabul edilerek tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de, yapılan yargılama ve toplanan delillerden; tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı iddiasına dayanak yaptığı vakılardan sonra, davalı karşı davacı erkeğin sahibi olduğu ...da bulunan otelde 2014 yılının temmuz ayında 10 gün süre ile birlikte ailecek tatil yaptıkları, aynı odada kaldıkları, böylelikle de evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı iddiasına dayanak yaptığı vakıaları affettikleri en azından hoşgörü ile karşıladıkları anlaşılmıştır. Affedilen veya hoşgörü ile karşılanan olaylara dayanılarak taraflara kusur isnad olunamaz ve boşanma kararı da verilemez. Gerçekleşen bu durum karşısında Türk Medeni Kanunu'nun 166/1-2. maddesindeki boşanma koşulları oluşmamıştır. Açıklanan nedenlerle boşanma davalarının reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru olmamış ise de, kadının boşanma davasında verilen boşanma hükmü temyizin
şümulü dışında bırakılmak suretiyle kesinleştiğinden, erkeğin davası da konusuz hale gelmiştir. Bu durumda davalı karşı davacı erkeğin boşanma davasının esası hakkında bir karar verilemeyecektir. Ancak, davanın konusuz kalması sebebiyle esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde hakim, davanın açıldığı tarihteki, tarafların haklılık durumuna göre vekalet ücreti ve yargılama giderlerini takdir ve tayin eder (HMK m. 331/1). Bu husus gözetilerek bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
3-Yukarıda 2. bentte belirtildiği üzere boşanmaya sebebiyet veren olaylarda affedilen veya hoşgörü ile karşılanan olaylara dayanılarak taraflara kusur isnad olunamaz. Hal böyle olunca kusursuz eş aleyhine maddi ve manevi tazminata (TMK m. 174/1-2) hükmedilemez. O halde davacı-karşı davalı kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilecek yerde kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerekmiştir.
4-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davacı-karşı davalı kadın yararına hükmolunan yoksulluk nafakası azdır. Mahkemece Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2., 3. ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerin yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatıranlara geri verilmesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 24.10.2018(Çrş.)