MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece, davacı erkek tamamen kusurlu kabul edilerek davasının reddine karar verilmiş ise de, davalı kadın tarafından dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasında herhangi bir delile dayanılmadığından sonradan delil listesi verilmesi veya dayanılmayan delilin bildirilmesi için ön incelemesi aşamasında verilen süre sonuç doğurmayacağından davalı kadının süresinde bildirmediği tanıklarının beyanları ve delilleri kusur belirlemesinde dikkate alınamaz (HGK 20.04.2016 tarih 2014/2-695 E. ve 2016/522 K sayılı kararı). Bu durumda mahkemece davacı erkeğe kusur yüklenilmesi doğru olmamıştır. Türk Medeni Kanununun 166/1-2. maddesi uyarınca boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Davalı kadının kusurlu bir davranışının varlığı ispat edilemediğinden davacı erkeğin davasının reddine dair hüküm sonucu itibarıyla doğru olduğundan ve bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden ret gerekçesinin açıklanan şekilde değiştirilerek ve düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir (HUMK m.438/son).
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple hükmün kusur belirlemesine ilişkin gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 02.04.2018 (Pzt.)