MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-karşı davacı erkek tarafından, kusur belirlemesi, tazminatlar, nafakalar, velayet ve kişisel ilişki düzenlemesi ile eksik inceleme yönünden; davacı-karşı davalı kadın tarafından ise katılma yoluyla, kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakaların miktarı ile eksik inceleme yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 15.10.2018 günü katılma yoluyla temyiz eden davacı-karşı davalı ... vekili Av. ... geldi. Karşı taraf duruşmalı temyiz eden davalı-karşı davacı ... ile vekilleri gelmediler. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davalı-karşı davacı erkek, karşı dava dilekçesinde üç adet tanık bildirerek diğer tanıkların daha sonra bildirileceğini beyan etmiş, ön inceleme duruşmasından önce sunduğu 16.05.2014 tarihli "tanık listemizin sunulması" başlıklı dilekçede karşılık dava dilekçesinde yer alan tanıklardan farklı olarak bir tanık ismi daha bildirmiştir. Mahkemece 23.09.2014 tarihinde yapılan ön inceleme duruşmasında, taraflara Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 140/5. maddesi uyarınca " dilekçelerinde gösterdikleri ancak henüz sunmadıkları belgeleri sunmaları" konusunda 2 haftalık kesin süre verilmesi üzerine davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından sunulan 08.10.2014 tarihli "23.09.2014 tarihli duruşmanın 3 nolu ara kararı gereğince tanık bildirimi" başlıklı dilekçe ile karşılık dava dilekçesinde ve 16.05.2014 tarihli dilekçede yer almayan ...’ın isimleri tanık olarak bildirilmiş, mahkemece 11.12.2014 tarihli duruşmada, bu tanıkların ön incelemeden sonra bildirildiği ve karşı tarafın bu tanıkların dinlenmesine muvafakat etmediği gerekçesiyle, bu tanıkların dinlenmeleri talebinin reddine karar verilmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 137/1. maddesi gereğince mahkemece tarafların delillerini sunmaları ve delillerin toplanması için gereken işlemler ön inceleme duruşmasında yapılır. Diğer bir deyişle ön inceleme duruşmasında taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu belirlendikten sonra taraflara delillerini bildirmesi için süre verilir. Davalı-karşı davacı erkek, gerek karşılık dava dilekçesinde gerekse 16.05.2014 tarihli "tanık listemizin sunulması" başlıklı dilekçede tanık deliline dayanırken gösterdiği tanıklar dışında başka tanık göstermeyeceğine dair bir açıklamada bulunmamıştır. O halde, 23.09.2014 tarihinde yapılan ön inceleme duruşmasında mahkemece taraflara Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 140/5. maddesi uyarınca verilen 2 haftalık kesin süre içerisinde bildirilen davalı-karşı davacı tanıkları;...'ın usulüne uygun olarak süresinde bildirildiğinin kabulü gerekir. Yasal sebep bulunmadıkça gösterilen tanıkların dinlenmemiş olması savunma hakkını kısıtlayan önemli bir usul hatasıdır (HMK m.27). Davalı-karşı davacı erkek 08.10.2014 tarihinde bildirdiği tanıkların dinlenilmesinden açıkça vazgeçmemiştir. Dinlenilmeyen tanıklar yönünden HMK m.241 koşulları da oluşmamıştır.
Davalı-karşı davacı erkeğin dinlenilmesinden açıkça vazgeçmediği tanıkları; ...'ın Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 243. ve devamı maddeleri gereğince usulüne uygun olarak çağrılıp dinlenilmeleri ile toplanan tüm delillerin birlikte değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre boşanmanın fer'i niteliğinde olan tazminatlar, nafakalar, velayet düzenlemesi ve kişisel ilişki düzenlemesine yönelik yeniden hüküm kurulması gerekeceğinden, tarafların bu yönlere ilişkin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 15.10.2018 (Pzt.)