MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, nafaka ve tazminatlar yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise erkeğin davası, kusur belirlemesi ve tazminat ile nafakaların miktarları ve aile konutunun özgülenmesi hakkında hüküm kurulmaması yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 16.10.2018 günü duruşmalı temyiz eden davacı-karşı davalı ... vekili Av. ... geldi. Karşı taraf temyiz eden davalı-karşı davacı ... vekili Av. ... geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle kadının kabul edilen davası yönünden boşanma hükmünün taraflarca temyiz itirazlarının kapsamı dışında bırakılmak suretiyle kesinleştiğinin, evliliğin boşanmayla sona erdiğinin, evlilik sona erdiğinde, davaya konu taşınmazın aile konutu niteliğinin de ortadan kalktığının, bu nedenle aile konutunun özgülenmesi talebinin de konusu kalmadığının, ayrıca feragatin anında kesin hükmün sonuçlarını doğurduğunun ve şekli anlamında kesinleşme söz konusu olmayacağının, bu bağlamda feragat tarihine göre üç yıllık süreninde dolduğunun, anlaşılmasına göre, davalı-karşı davacı kadının tüm, davacı-karşı davalı erkeğin ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tüm dosya kapsamından; mahkemece hükme esas alınan tanık ...'in beyanın zamandan ari, sebep ve saiki olmayan ayrıca ifadesinin içeriğindeki çelişki nedeniyle de inandırıcı olmaktan uzak beyanı dikkate alınarak erkeğin kadını aşağıladığı, hakaret ettiği ve evden kovduğu bu nedenle kusurlu olduğu kabul edilemez ise de; boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davacı-karşı davalı erkeğin "ret" ile sonuçlanan önceki boşanma davasını açarak fiili ayrılığa sebebiyet verdiği ve boşanma sebebi yarattığı için tam kusurlu olduğunun kabulü gerekmektedir. Ancak, davacı-karşı davalı erkeğin reddedilen önceki davayı açarak, fiili ayrılığa ve boşanmaya sebebiyet vermesi, tek başına davalı-karşı davacı kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinde değildir. O halde, Türk Medeni Kanunu'nun 174/2. maddesi şartlarının davalı-karşı davacı kadın lehine oluşmadığının kabulü gerekir. Öyleyse, açıklanan bu husus nazara alınmadan, mahkemece, davalı-karşı davacı kadının manevi tazminat isteğinin reddi yerine, usul ve yasaya aykırı olarak davalı-karşı davacı kadın yararına manevi tazminata hükmolunması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, duruşma için takdir olunan 1.630 TL vekalet ücretinin ... alınarak ... verilmesine, aşağıda yazılı harcın ... yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna 143.50 TL temyiz başvuru harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran Soner'e geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 16.10.2018 (Salı)