MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkeğin mirasçıları tarafından, kusur belirlemesi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Boşanma davasının devamı sırasında davacı erkek 30.12.2014 tarihinde vefat ettiğine göre, evlilik birliği ölümle sona ermiş, boşanma davasının konusu kalmamıştır. Konusuz kalan boşanma talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, davanın reddine şeklinde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır. Davanın devamı sırasında ölen davacının mirasçıları tarafından verilen temyiz dilekçesi davalı kadının kusurunun belirlenmesi bakımından davaya devam iradesini göstermektedir. Bu durumda Türk Medeni Kanununun 181/2. maddesi gereğince davalı kadının kusurlu olup olmadığının tespiti ve bu hususta bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir. Mahkemece yapılması gereken iş, evlilik birliğinin davacı erkeğin ölüm tarihinde sona erdiğinden boşanma davasının konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek davalının boşanmaya sebep olan olaylarda boşanmaya sebebiyet verecek şekilde kusurlu olup olmadığı yönünde tespit kararı vermekten ibarettir. Bu husus gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 13.03.2018 (Salı)
Full & Egal Universal Law Academy