MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından temyiz talebinin reddine ilişkin 04.10.2016 tarihli ek karar ile nafakaların ve tazminatların miktarı yönünden; davalı erkek tarafından ise hükmün tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece davacı kadının temyiz talebinin reddine ilişkin verilen 04.10.2016 tarihli ek kararın incelenmesinde;
Davacı kadın vekili tarafından mahkemece verilen 23.06.2016 tarihli gerekçeli kararın tebliği üzerine 07.09.2016 tarihli temyiz dilekçesi verildiği, mahkemece temyiz harcının 26/09/2016 tarihinde süresinden sonra yatırıldığı gerekçesiyle davacı kadının temyiz dilekçesinin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Temyiz dilekçesinin verildiği tarihte yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre temyiz dilekçesinin verildiği tarih temyiz tarihi olarak kabul edilmektedir (HMK m.343/3, m.118). Gerekçeli karar, davacıya 23.08.2016 tarihinde tebliğ edilmiş olup, tebliğ tarihine göre temyiz talebi de 07.09.2016 tarihinde süresi içinde yapılmıştır. Temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamı ödenir. Bunların eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa kararı veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içerisinde tamamlanması, aksi halde temyizden vazgeçmiş sayılacağı hususu temyiz edene yazılı olarak bildirilir. Verilen süre içerisinde harcı ve giderler tamamlanmadığı takdirde mahkeme, kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verir (HMK m.344). Hal böyle olunca, davacının hükmü süresinde temyiz ettiği, dilekçesiyle aynı tarihte harcı yatırmış olmasa da harcın yatırılmasına yönelik bir muhtıra gönderilmeden harcın davacı kadın tarafından yatırıldığı anlaşıldığından, temyiz talebinin süresinde olduğunun kabulü gerekirken mahkemece temyiz harçlarının süresinde yatırılmadığı gerekçesiyle temyiz talebinin reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olduğundan 04.10.2016 tarihli ek kararın bozularak kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı erkeğin tüm, davacı kadının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b)Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu'nun 50 ve 51. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK m. 174/1) ve manevi (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
c)Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davacı kadın yararına hükmolunan yoksulluk nafakası azdır. Mahkemece Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.
d)Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre ortak çocuklar yararına hükmedilen iştirak nafakaları azdır. Mahkemece Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: Davacı kadının temyizinin reddine ilişkin 04.10.2016 tarihli ek kararın yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle bozularak kaldırılmasına, temyiz edilen hükmün yukarıda 2/b, 2/c ve 2/d bentlerinde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 2/a bendinde gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın davalıya yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna ve 143.50 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran davacıya geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 18.10.2018 (Per.)