MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 22.10.2018 günü temyiz eden davacı ... vekili Av. ... ve karşı taraf davalı ... vekili Av. ... geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı kadın dava dilekçesinde Türk Medeni Kanunu'nun 161. maddesinde düzenlenen zina ve 166/1. maddesinde düzenlenen evlilik birliğinin sarsılması hukuksal sebeplerine dayalı olarak boşanma talebinde bulunmuş, mahkemece kararın gerekçesinde "davanın geçimsizlik sebebine" dayalı olduğu kabul edilerek "tarafların boşanmalarına" karar verilmiştir. Hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup, hükmün sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hükmün gösterilmesi gerekir (HMK m. 26, 297/2). Mahkemece, davacı kadının Türk Medeni Kanunu'nun 161. maddesine dayalı boşanma talebi hakkında olumlu ya da olumsuz hüküm kurulmaması usul ve kanuna aykırı olup, hükmün bozulması gerekmiştir.
2-Kabule göre de;
Davacı kadın, dava dilekçesinde Türk Medeni Kanunu'nun 161. maddesinde düzenlenen zina ve 166/1. maddesinde düzenlenen evlilik birliğinin sarsılması hukuksal sebeplerine dayalı olarak boşanma talep etmiş, mahkemece kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında hangi kanun maddesine dayanarak boşanma hükmü kurulduğu belirtilmeksizin "tarafların boşanmalarına" karar verildiği halde, hükmün gerekçesinde davanın "geçimsizlik sebebine" dayalı olduğu belirtilmek suretiyle, gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturulmuştur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 294/3. maddesi uyarınca, hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz (HMK m. 298/2). Buna göre, tefhim edilen hüküm sonucu yanlış da olsa, gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna uygun düzenlenmesi gerekmektedir. Yanlışlık ancak temyiz kanun yoluna başvurulması ve kararın bozulması halinde düzeltilebilir. Tefhim edilen ve duruşma tutanağına geçirilen hüküm sonucu ile gerekçeli karar arasındaki aykırılık diğer yönler incelenmeden tek başına bozma sebebi olur.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, duruşma için takdir olunan 1.630 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 22.10.2018 (Pzt.)
Full & Egal Universal Law Academy