MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 22.10.2018 günü tebligata rağmen taraflar adına kimse gelmedi. İşin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece, boşanmaya sebep olan olaylarda, davalı kadının ağır kusurlu olduğu kabul edilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, davalı kadının eşine ve eşinin ailesine karşı ağır hakaretler ve küfürler ettiği, eşine beddua ettiği, eşinin üzerine yürüdüğü ve evde misafir istemediği, buna karşılık davacı erkeğin ise sadakate aykırı tutum ve davranışlar sergilediği ve eşine sürekli olarak ağır hakaret ve küfürler ettiği anlaşılmaktadır. Tarafların gerçekleşen bu kusurlu davranışlarına göre boşanmaya sebep olan olaylarda aynı oranda kusurlu olduklarının kabulü gerekir. Mahkemece, delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde kusur belirlemesi yapılması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3-Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir (TMK m. 175). Mahkemece, davalı kadının yoksulluk nafakası talebi boşanmaya sebep olan olaylarda ağır kusurlu olduğu gerekçesiyle reddedilmiş ise de, yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere tarafların boşanmaya sebep olan olaylarda eşit kusurlu olduklarının kabulü gerekir. Toplanan delillerden; davalı kadın adına tapuda kayıtlı ...'de daire, ... tarla ve ...'da üzerinde bina olduğu iddia olunan arsa bulunduğu, ayrıca davalı kadının otomobilinin de bulunduğu anlaşılmaktadır. Ancak, mahkemece davalı kadın adına kayıtlı bulunan taşınmazlar ile otomobil konusunda bir araştırma yapılmamıştır. Bu sebeple davalı kadının usulünce ekonomik ve sosyal durumu, gerektiğinde taşınmazların başında keşif yapılarak değerleri ve getirileri konusunda bilirkişi raporu da alınmak suretiyle araştırılarak, kadının boşanma yüzünden yoksulluğa düşüp düşmeyeceğinin belirlenmesi, gerçekleşecek sonucuna göre kadının yoksulluk nafakası talebi hakkında karar verilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.) ve (3.) bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.22.10.2018 (Pzt.)