(4721 S. K. m. 4, 174)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından, davalı-karşı davacı erkeğin kabul edilen boşanma davası, kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise, kusur belirlemesi, reddedilen manevi tazminat talebi ve nafakalar yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 01.11.2016 günü temyiz eden davacı-karşı davalı ... ile vekili Av. ... ve karşı taraf temyiz eden davalı-karşı davacı ... vekili Av. .... geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı erkeğin tüm, davacı-karşı davalı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Mahkemece, boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu oldukları gerekçesiyle davacı-karşı davalı kadının maddi ve manevi (TMK m. 174/1-2) tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davalı-karşı davacı erkeğin güven sarsıcı davranışlar içerisine girdiği, eşine ağır hakaretler ettiği, eşine sürekli şiddet uyguladığı ve bu sebeple iki ayrı ceza mahkemesi dosyasında cezalandırılmasına karar verildiği, buna karşılık davacı-karşı davalı kadının ise eşine fiziksel şiddet uyguladığı, hakaret ettiği ve eşini tehdit ettiği anlaşılmaktadır. Davacı-karşı davalı kadına kusur olarak yüklenen güven sarsıcı davranışa ilişkin "seni aldatacağım, otelciyle yatacağım" sözlerinin ise, davalı-karşı davacı erkeğin eşine yönelik ilgisizliği ve güven sarsıcı davranışlarına tepki olarak söylendiği anlaşılmakta olup, bu sözler kadının kusur belirlemesinde dikkate alınamaz. Gerçekleşen bu olaylara göre boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-karşı davacı erkeğin, davacı-karşı davalı kadına nazaran ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Türk Medeni Kanununun 174/1-2. maddesi koşulları kadın yararına oluşmuştur. Bu duruma göre, davacı-karşı davalı kadın yararına uygun miktarlarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, tarafların eşit kusurlu oldukları gerekçesiyle kadının tazminat isteklerinin reddi doğru bulunmamıştır.
3- Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davacı-karşı davalı kadın yararına takdir edilen yoksulluk nafakası azdır. Mahkemece Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
4- Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre müşterek çocuklar 2013 doğumlu Ziynet Sezen ile 2014 doğumlu Derin Yüksel'in ihtiyaçlarına nazaran takdir edilen iştirak nafakaları azdır. Mahkemece Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.), (3.) ve (4.) bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, duruşma için taktir olunan 1.350,00 TL. vekalet ücretinin Ahmet'den alınıp Seçil'e verilmesine, aşağıda yazılı temyiz ilam harcının temyiz eden Ahmet'e yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna 136.00 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran Seçil'e geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 01.11.2016 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy