MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece, davalı kadının boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda davacı erkeğe nazaran daha ağır kusurlu olduğu kabul edilerek boşanma kararı verilmiş ise de; davacı erkeğin mahkemece kabul edilen ve temyiz edilmeyerek kesinleşen kusurlu davranışlarının yanında erkeğin babasının evliliğe müdahalesinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Diğer yandan davacı erkek ise kadının "internette ve arkadaşlarıyla zaman geçirmesi" vakıasına usulünce dayanmamıştır. Davacının dayanmadığı vakıaların hükme esas alınması mümkün değildir (HMK m,25/l). Bu nedenle belirtilen eylem kadına kusur olarak yüklenemez. Yine gerekçede kadına yüklenen "evlilikte davacı erkek ile gereken ortaklığı sağlama yönünde çabasının yetersiz kalması ve çabasının davacı tarafından engellenmiş olması yanında, erkeğin babasından gelen baskı ve müdahalelerde de yalnız bırakılması sonucunda davalının evlilikte kendini yalnız ve dışlanmış hissetmesinin taraflar arasında geçimsizlik yaşanmasına neden olması" vakıası da dosya kapsamından ispatlanamadığından kadına kusur olarak yüklenemez. Bu hususlar dikkate alındığında davacı erkeğin boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı kadına nazaran daha fazla kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle iken mahkemece davalı kadının ağır kusurlu kabul edilmesi ve bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak boşanmakla en azından eşinin maddi desteğini yitirecek olan ve boşanmaya sebep olan olaylar kişilik haklarına saldırı niteliğinde bulunan davalı kadın yararına uygun miktarda maddi ve manevi tazminata (TMK m. 174/1-2) hükmedilmesi gerekirken, davalı kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
3-Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz (TMK.m.175). Toplanan delillerle, boşanmaya sebep olan olaylarda davalı kadının daha ağır kusurlu olmadığı, her hangi bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği anlaşılmıştır. O halde, davalı kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken isteğin reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu sair yönlerin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 07.11.2017 (Salı)
Full & Egal Universal Law Academy