MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece; dava dilekçesi davalı kadına, davacı erkeğin dava dilekçesinde bildirdiği adrese tebliğ edilmiş, 18.11.2015 tebliğ tarihli mazbata Tebligat Kanun ve yönetmeliklerine aykırı olarak “Adres tevziat saatlerinde kapalı olduğundan ve isim vermeyen komşudan muhatabın dışarıda olduğu öğrenildiğinden” tebligatı ilgili mahalle muhtarlığına tebliğ edilerek, kapısına 2 nolu ihbar yapıştırılıp komşusu -isim ve imzadan imtina etti- haber verilmiştir” şerhiyle tebliğ edilmiş olduğu anlaşılmıştır. Tebligat Kanun ve Yönetmeliğin ilgili maddeleri uyarınca, yapılacak tebliğ işleminde muhatap adreste bulunmaz ise; adreste bulunmama sebebi, tevziat saatinden sonra adrese dönüp dönmeyeceği araştırılarak komşu (kapıcı-yönetici) beyanının alınması, beyanda bulunan komşunun adı ve soyadının tebligat parçasına yazılması gerekir. Tebligat mazbatasına dağıtıcı tarafından muhatabın adreste bulunmama sebebi, beyanda bulunan komşunun sadece imzadan imtina ettiği belirtilerek adı ve soyadı yazılmadan 2 nolu haber kağıdı kapıya yapıştırılmak suretiyle evrak muhtara teslim edilerek tebliğ işlemi tamamlanmıştır. Bu hali ile belirtilen tebliğ işlemi Tebligat Kanunu'nun 21/1 ve Tebligat Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 30 ve 35. maddeleri hükümlerine uygun yapılmamış olmakla tebligat geçersiz olmuştur. Öte yandan 20.11.2015 tarihli davalının sosyal ekonomik durum araştırma tutanağında tebliğ adresinin kapalı olduğu, 04.02.2016 tarihli davalının sosyal ekonomik durum araştırma tutanağında ise “Şahsın adresine defalarca gidildiği, adresin kapalı olduğu, davalının Almanya’da olduğu, yaz döneminde ara sıra izne geldiği, nadiren bu adreste kaldığı, ikametin annesine ait olduğu” anlaşılmıştır. Yargılamanın devam eden aşamalarında ise; davalı adına bu adresine tebligatlar Tebligat Kanunu 21/1. maddesine göre yapılmaya devam edilmiştir. Bu haliyle yurt dışında bulunduğu sabit olan kadına dava dilekçesinin tebliği usulsüz olup, davalının savunma hakkı kısıtlanmıştır (HGK 17.12.2014 tarih, 2013/1372 Esas, 2014/1065 Karar)
O halde, mahkemece öncelikle dava dilekçesinin usulüne uygun şekilde davalının bilinen adresine tebliğ edilerek dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasının tamamlanması, ardından ön inceleme duruşmasına taraflar usulünce davet edilerek ön inceleme duruşmasının yapılması ve sonrasında taraflara tahkikata geçildiği bildirilerek, gösterildiği takdirde delillerin toplanması ve gerçekleşecek sonuca göre bir karar verilmek üzere; sözlü yargılama ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafın da davet edilerek ve taraflara çıkarılacak davetiyede belirlenen gün ve saatte hazır bulunmadıkları takdirde yokluklarında hüküm verileceği hususu bildirilerek hüküm verilmesi gerekirken açıklanan bu hususlara riayet edilmeksizin hüküm tesisi hukuki dinlenilme hakkının (HMK m. 27) ihlali niteliğinde olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre temyize konu diğer bölümlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 12.11.2018 (Pzt.)
Full & Egal Universal Law Academy