MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma-Ziynet Alacağı
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından reddedilen zina nedenine dayalı boşanma davası, ziynet ve yoksulluk nafakası istemleri ve lehine hükmolunan nafaka ve tazminat miktarları yönünden; davalı erkek tarafından ise kusur belirlemesi, kadın lehine hükmolunan nafaka ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle ortak çocuklardan Alper’in inceleme tarihinde ergin olduğunun anlaşılmasına göre davalı erkeğin tüm, davacı kadının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Davacı kadın dava dilekçesinde TMK.161. maddesinde yer alan zina hukuki nedenine dayalı boşanma davasından bahsetmemiş, davalının sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışlarından da bahsetmek sureti ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı olarak boşanma talebinde bulunmuştur. Davacı kadının Türk Medeni Kanunu'nun 161. maddesinde yer alan zina hukuki nedenine dayalı bir davası bulunmadığı gibi usulüne uygun olarak yapılmış bir ıslah da bulunmamaktadır. Hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır (HMK m. 26/1). Ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Gerçekleşen duruma göre, zina hukuki nedenine dayalı usulüne uygun açılmış bir davası bulunmadığı halde, aleyhine kesin hüküm oluşturacak şekilde "TMK.161. maddesi sebebine dayalı boşanma isteminin reddine" karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
3- Taraflar, cevaba cevap ve 2. cevap dilekçeleri ile serbestçe, ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia ve savunmaların genişletebilir yahut değiştirebilirler. Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra ise diğer tarafın açık muvafakati ve ıslah dışında iddia ve savunma genişletilemez yahut değiştirilemez (HMK m. 141/1). Davacı vekili dilekçeler teatisi ve ön inceleme aşamasında yoksulluk nafakası talebinde bulunmamış, 28.04.2016 tarihinde tahkikat aşamasında 600 TL tedbir ve yoksulluk nafakası talep etmiş, davalı tarafın ise bu taleplere açık muvafakati olmamıştır. İşbu talep iddianın ve savunmanın genişletilmesi niteliğindedir. Davacı tarafından bu konuda usulünce yapılmış bir ıslah işlemi de bulunmamaktadır. Durum böyleyken davacının kendisi için talep ettiği yoksulluk nafakası ile ilgili olarak “karar verilmesine yer olmadığına” dair karar verilmesi gerekirken kesin hüküm oluşturacak şekilde bu taleple ilgili “ret” kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
4-Davacı kadın dava dilekçesinde düğünde takılan ziynet eşyalarının davalı eşi tarafından kendisinden alınarak tarla alındığını iade edilmediğini belirterek, aynen iadesini, olmadığı takdirde bedelinin ödenmesini talep etmiştir. Mahkemece dinlenen davacı kadın tanığı ve davalının annesi olan Yuksan Yılmaz “oğlunun düğünde takılan takıları aldığı, kadınlarla gezdiği, harcadığı ve yediğini” beyan etmiştir. Mahkemece her ne kadar davacı kadının beyanı ile tanık Yuksan beyanı arasında somut çelişki olduğu belirtilerek ispat edilemediğinden ziynet alacağı talebinin reddine karar verilmişse de; mevcut duruma göre davaya konu ziynet eşyalarının davalı eşe verildiği konusunda bir çelişkinin bulunmadığı, bu ziynet eşyalarının davalı tarafından ne şekilde harcandığına ilişkin çelişki olduğu, bunun da sonuca etkili olmadığı, davalı erkeğin süresi içinde sunduğu cevap dilekçesinde de bir kısım ziynet eşyalarının ortak çocuğun tedavisi için harcandığını kabul ettiğinin anlaşılmasına göre davacı kadının, ziynet alacağı davasının kabulü gerekirken, yazılı şekilde reddine dair hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.), (3.) ve (4.) bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın davalıya yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna 143.50 TL temyiz başvuru harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran davacıya geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 23.10.2018 (Salı)
Full & Egal Universal Law Academy