MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından "yoksulluk nafakasının reddi" kararı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava dilekçesi davalı kadına usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ancak davalı kadın süresinde cevap vermemiştir. Davalı kadın Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesine dayalı yoksulluk nafakası talebini, süresi geçtikten sonra verdiği dilekçesinde ve ön inceleme duruşmasında ileri sürmüştür. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 141. maddesinde tarafların, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe; ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia veya savunmalarını genişletebilecekleri yahut değiştirebilecekleri, ön inceleme duruşmasına taraflardan biri mazeretsiz olarak gelmezse, duruşmaya gelen tarafın, gelmeyen tarafın muvafakati aranmaksızın iddia veya savunmasını genişletebileceği yahut değiştirilebileceği, ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddia veya savunmanın genişletilemeyeceği gibi değiştirilemeyeceği de hükme bağlanmıştır. O halde, davalı kadının süresinde talep edilmeyen Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesine dayalı yoksulluk nafakası isteği hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekirken, kesin hüküm oluşturacak şekilde reddine karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 24.10.2018 (Çrş.)
Full & Egal Universal Law Academy