MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma-Manevi Tazminat
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı erkek tarafından kusur belirlemesi, velayetler, tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 23.10.2018 günü yapılan tebliğata rağmen taraflar adına gelen olmadı. İşin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı erkeğin velayet ve çocuklar yararına hükmolunan nafakalar yönünden temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı-davacı erkeğin velayet ve çocuklar yararına hükmolunan nafakalar kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının hasren yapılan incelemesine gelince:
a)Tarafların karşılıklı boşanma davalarının yapılan muhakemesi sonucunda her iki boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına, davacı-davalı kadın yararına maddi ve manevi tazminat ile tedbir ve yoksulluk nafakasına hükmedilmiş, hüküm davalı-davacı erkek tarafından kusur belirlemesi, velayetler, reddedilen tazminat talepleri, kadın yararına hükmolunan tazminatlar ile mahkemece hükmolunan nafakalar yönünden temyiz edilmiştir. Boşanma hükmü temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir.
Davacı-davalı kadın 01.03.2017 tarihli dilekçesiyle davasından feragat ettiğini bildirmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 311. maddesi uyarınca feragat kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Davadan feragat davanın ferilerini de kapsar. Sunulan dilekçe dikkate alınmak suretiyle, temyize gelen kadın yararına hükmolunan maddi ve manevi tazminatlar ile kadın yararına hükmolunan nafakalar hakkında bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
b)Yukarıda a) bendinde gösterildiği üzere, davacı-davalı kadın davasından feragat etmiştir. Davacı-davalı kadın bu feragati sonucu, davalı-davacı erkeğin feragat tarihinden önceki kusurlu davranışlarını affetmiş, en azından hoşgörüyle karşılamış duruma düştüğü gibi mahkemece kadına yüklenen kusurlu davranış yanında ayrıca güven sarsıcı davranışta da bulunmuştur. Bu durumda, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda, erkeğin kusurlu eylemlerinin affa uğradığı dikkate alındığında davacı-davalı kadın tam kusurlu hale gelmiştir. Öyleyse, mahkemece davalı-davacı erkeğin, davacı-davalı kadına nazaran daha ziyade kusurlu kabul edilmesi ve bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarakta davalı-davacı erkeğin maddi tazminat (TMK m. 174/1) talebinin reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
c)Davalı-davacı erkek; karşı dava dilekçesinde talep ettiği manevi tazminatın sadakatsizlik sebebiyle davacı-davalı kadın ile dahili davalı ...’ndan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Mahkemece davalı-davacı erkeğin manevi tazminat talebinin her iki davalı ve davacı-davalı bakımından da müştereken ve müteselsilen tahsili talepli ve boşanmanın fer’i niteliğinde olmadığı dikkate alınmaksızın davalı ... yönünden manevi tazminat talebi bakımından görevsizlik kararı verilmiş, davacı-davalı kadın yönünden ise manevi tazminat talebinin reddi kararı verilmiştir.
Davalı-davacı erkeğin kadın yönünden manevi tazminat talebi de Türk Medeni Kanunu’nun 174/2. maddesine dayalı olmayıp, Türk Medeni Kanunu'nun 24. ve Türk Borçlar Kanunu'nun 62-64. maddeleri kapsamında incelenebilir. Uyuşmazlık aile mahkemesinin görevi dışında olup, genel mahkemelerin görevine girmektedir. Görev kamu düzenine ilişkindir, yargılamanın her aşamasında bu husus ileri sürülsün ya da sürülmesin mahkemece re'sen dikkate alınır. Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2/a), (2/b) ve (2/c) bentlerinde açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 23.10.2018 (Salı)