MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından katılma yoluyla kusur belirlemesi ve tazminat talepleri yönünden; davalı-davacı kadın tarafından ise kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi, iştirak nafakalarının miktarları ve kişisel ilişki yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 23.10.2018 günü duruşmalı temyiz eden davalı-davacı ... Sümbül ile vekili Av. ... geldiler. Karşı taraf katılma yoluyla temyiz eden davacı-davalı ... ile vekili gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Davalı-davacı kadın vekilinin temyiz dilekçesi, davacı-davalı erkek vekiline 26.12.2016 tarihinde tebliğ edilmiştir. Hükmü temyiz etmemiş olan tarafın, diğer tarafın temyizine cevabında hükme ilişkin itirazlarını bildirmesi mümkün ise de, bu yolla temyiz süresi, temyiz dilekçesinin tebliğinden başlayarak on gündür. Bu süreden sonra verilen cevap dilekçesindeki itirazların incelenmesi artık mümkün değildir. Davacı-davalı erkek vekili hükme ilişkin itirazlarını ihtiva eden temyize cevap dilekçesini yasal on günlük süreden sonra 09.01.2016 tarihinde verdiğine göre, davacı- davalı erkeğin katılma yolu ile temyizi süresinde değildir. Bu sebeple davacı-davalının katılma yoluyla temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davalı-davacı kadının ise hasren yapılan temyiz incelemesine gelince:
a-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı kadının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b-Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerden; mahkemece taraflara yüklenen kusurlu davranışlar yanında davacı-davalı erkeğin güven sarsıcı davranışta bulunduğu da anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında, boşanmaya neden olan olaylarda davacı-davalı erkeğin, davalı- davacı kadına nazaran daha ziyade kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Öyleyse mahkemece tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi ve bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarakta davalı-davacı kadının maddi ve manevi tazminat (TMK m. 174/1-2) taleplerinin yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Davacı-davalı erkeğin katılma yoluyla temyizinin yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple REDDİNE, temyiz edilen hükmün yukarıda 2/b bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, ret ve bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 2/a bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, duruşma için takdir olunan 1630 TL. vekalet ücretinin Ümit'ten alınıp duruşmalı temyiz eden Sibel'e verilmesine, aşağıda yazılı harcın ... yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna ve 154.30 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran ... geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 23.10.2018 (Salı)
Full & Egal Universal Law Academy