MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından 11.10.2016 tarihli ek karar ve asıl karar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davalı erkek tarafından yapılan temyiz talebi üzerine mahkeme tarafından temyiz başvurusunun süresinde olmadığı açıklanarak 11.10.2016 tarihli ek karar ile davalı erkeğin temyiz talebinin reddine karar verilmiş, bu ek karar davalı erkek tarafından 25.10.2016 tarihinde temyiz edilmiştir. Davalı erkeğe gerekçeli kararın tebliğine ilişkin 05.09.2016 tarihli tebligatta muhatabın mernis adresi olduğu tebliğ zarfı üzerinde belirtilmek suretiyle, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre mahalle muhtarına tebliğ edilmiştir. Bu şekilde yapılan tebligatlar usulsüzdür. Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır (Teb. K. m. 10/1). Adres kayıt sisteminde bulunan adresin bilinen en son adres olarak kabul edilebilmesi için bilinen en son adrese tebligat yapılamamış olması veya bu adresin tebliğe elverişli olmaması halinde mümkündür. Bilinen en son adresin tebliğe elverişli olmadığı anlaşılmadan veya bu adreste tebligat yapılamadığı görülmeden doğrudan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde tebligatın yapılması; yapılan tebligatı usulsüz kılar (Teb. K. m.10/2). Bu nedenle mahkemece, temyiz talebinin reddine dair 11.10.2016 tarihli ek karar kanuna aykırı olmuştur. Bu sebeple ek kararın bozularak kaldırılmasına, davalının temyiz itirazlarının incelenmesine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davalının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davalı erkeğe çıkarılan dava dilekçesi ve tensip zaptının tebliğ edilmesine ilişkin tebligat davada hasım olan davacı kadına yapılmıştır. Bu şekilde yapılan tebligatlar, Tebligat Kanunu'nun 39. maddesine göre usulsüzdür.O halde mahkemece yapılacak iş; dava dilekçesinin davalıya usulüne uygun şekilde tebliği, davalıya cevap dilekçesi sunma hakkı tanınması, dilekçelerin karşılıklı tebliği aşamaları tamamlandıktan sonra ön inceleme duruşma gününün tebliği, bundan sonra tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların tespiti (HMK m. 140) taraflarca üzerinde anlaşılamayan ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar için usulüne uygun şekilde delil gösterildiği takdirde tahkikat aşamasına geçilerek gösterilen deliller toplanıp, birlikte değerlendirerek bir sonuca ulaşmaktan ibarettir. Davalıya usulüne uygun şekilde tebligat yapılarak taraf teşkili sağlanmadan, davalının yokluğunda yargılamaya devam ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuki dinlenilme hakkına (HMK m. 27) aykırı olup, bu sebeplerle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 30.10.2018(Salı)
Full & Egal Universal Law Academy