(4721 S. K. m. 166, 169, 175, 197)
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; bozulmasına dair Dairemizin 31.05.2017 gün ve 2016/15123 - 2017/6577 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26.09.2014 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ila 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir.
Davacı-davalı erkek tarafından açılan evlilik birliğinin temelinden sarsılması (TMK m. 166/1) hukuksal nedenine dayalı boşanma davası ile, davalı-davacı kadın tarafından açılan Türk Medeni Kanununun 197. maddesine dayalı nafaka davasının birleştirilerek yapılan yargılaması sonucunda; erkeğin boşanma davasının kabulüne, kadının nafaka davasının ise ayrı yaşamakta haklı olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş, kadın yararına boşanma davası nedeniyle Türk Medeni Kanununun 169. maddesi uyarınca 250 TL tedbir nafakası verilmesine boşanmaya sebebiyet veren olaylarda ağır kusurlu olduğundan bahisle yoksulluk nafakası (TMK m. 175) talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı-davacı kadın tarafından temyizi üzerine Dairemizin 03/06/2015 tarihli 2014/26348 esas, 2015/11597 karar sayılı ilamı ile boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu oldukları belirlenerek sair temyiz itirazları ret edilmiş, ancak herhangi bir geliri ve mal varlığı bulunmayan kadın yararına yoksulluk nafakası takdiri gerekirken reddinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuştur.
Taraflarca yapılan karar düzeltme talebi de 26/10/2015 tarihinde ret edilmiştir. Yerel Mahkeme tarafından bozma kararı sonrası yapılan yargılamada ise 21/01/2016 tarihli celsede bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
Öyleyse, mahkemece bozmaya uyulduğuna göre bozma ilamında gösterilen doğrultuda hüküm tesisi zorunludur. Zira bozmaya uymakla bozma lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşmuştur. Nitekim mahkeme tarafından da bu kurala riayet ederek hüküm oluşturulduğu gibi karar tarihinden önce yaptırılan ekonomik ve mali durum araştırmasına göre kadının asgari ücretli olarak çalıştığı ancak gelirinin kadını yoksulluktan kurtaracak düzeyde olmadığı bu nedenle de kadın yararına yoksulluk nafakası verilmesinin uygun olduğunun karar gerekçesinde belirtilmesi karşısında, kadın yararına Türk Medeni Kanununun 175. maddesi koşullarının oluştuğu, bir başka ifade ile kadın yararına yoksulluk nafakası verilmesinin usul ve kanuna uygun olduğu, bu nedenlerle de mahkeme kararının doğru olup onanması gerektiği hususu temyiz incelemesi sırasında gözden kaçırıldığından davalı-davacı kadının karar düzeltme isteminin kabulüyle Dairemizin 31.05.2017 tarih 2016/15123 esas, 2017/6577 karar sayılı bozma ilamının kaldırılmasına, hükmün yoksulluk nafakasına ilişkin kısmının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440/1-4. maddesi uyarınca, davalı-davacı kadının karar düzeltme isteğinin kabulüyle, Dairemizin 31.05.2017 tarih 2016/15123 esas, 2017/6577 karar sayılı bozma ilamının kaldırılmasına, yerel mahkeme hükmünün yukarıda gösterilen sebeple ONANMASINA, karar düzeltme harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, oybirliği ile karar verildi. 20.03.2018 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy