MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, reddedilen maddi ve manevi tazminat ve nafaka talepleri yönünden, davalı-karşı davacı erkek tarafından kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi ve reddedilen manevi tazminat talebi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı erkeğin tüm, davacı-karşı davalı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğu kabul edilerek boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacı-karşı davalı kadının ve davalı-karşı davacı erkeğin mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışları yanında kadının; erkeğe ev alması için psikolojik baskı uygulayarak tehdit ettiği, erkeğin çocuğuna kötü muamelede bulunduğu, erkeğin ailesiyle görüşmesini istemediği, erkeğin ise kadına ekonomik ve psikolojik şiddet uyguladığı, ailesiyle görüşmesini istemediği, ayrıca ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/21330 soruşturma numaralı dosyasından ve 14.07.2014 tarihli beyanından kadını ters ilişkiye zorladığı anlaşılmakla, boşanmaya neden olan olaylarda erkeğin, kadına oranla ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Hal böyleyken, tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
3-Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere boşanmaya neden olan olaylarda davalı-karşı davacı erkek ağır kusurlu olup, gerçekleşen kusurlu davranışlar aynı zamanda kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder niteliktedir. Türk Medeni Kanunu'nun 174/1-2. maddesi koşulları kadın yararına oluşmuştur. Bu duruma göre, davacı-karşı davalı kadın yararına uygun miktarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
4-Yoksulluk nafakası isteğinin kabul edilebilmesi için nafaka talep edenin boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceğinin belirlenmesi gerekir (TMK m. 175). Davacı-karşı davalı kadının sosyal ve ekonomik durumunun araştırılmadığı anlaşılmakla, usulünce ekonomik ve sosyal durum araştırması yapılması, kadının sürekli bir işte çalışıp çalışmadığının belirlenmesi, çalıştığının anlaşılması halinde ise, geliri sorulmak suretiyle gelirinin kendisini yoksulluktan kurtaracak düzeyde bulunup bulunmadığı araştırılarak, gerçekleşecek sonuca göre, davacı-karşı davalı kadının yoksulluk nafakası talebi hakkında karar verilmesi gerekirken, bu konuda eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi; ayrıca yoksulluk nafakası talebinin reddine dair gerekçenin karar yerinde gösterilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
5-Davacı-karşı davalı kadın yararına hükmolunan tedbir nafakasının karar kesinleşinceye kadar devamına karar verilmesi gerekirken, hüküm tarihi itibariyle kaldırılması usul ve kanuna aykırı bulunmuş ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2., 3. ve 4. ve 5. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın ...'a yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna 154.30 TL temyiz başvuru harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran Saniye'ye geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 30.10.2018 (Salı)