MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; bozulmasına dair Dairemizin 18/09/2017 gün ve 2016/22301-2017/9580 sayılı ilamıyla ilgili davacı kadın tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26.09.2014 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ila 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir.
Davacı kadın tarafından açılan boşanma davasının yapılan yargılaması sonunda tarafların Türk Medeni Kanunun 166/1. maddesi uyarınca boşanmalarına, velayetin babaya verilmesine, davacı kadın lehine nafakaya ve tazminatlara hükmedilmiş, verilen bu karar davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, tazminatlar, yoksulluk nafakası yönünden, davacı kadın tarafından ise katılma yolu ile tazminatların miktarı yönünden temyiz edilmiştir. Temyiz incelemesi sırasında davalı erkek tarafından Dairemize gönderilen 05.12.2016 tarihli dilekçe ile temyizden feragat edilmiş, bilahare davalı kadın tarafından ise 30.08.2017 tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiğini bildirmiştir. Dairemizin 18.09.2017 tarih 2016/22301 esas 2017/9580 karar sayılı ilamı ile "davacı ... vekili Av. ... 30.08.2017 tarihli dilekçe ile boşanma davasından feragat ettiklerini bildirmiş ise de, tarafların boşanmalarına dair hüküm taraflarca temyiz edilmeksizin kesinleştiğinden davadan feragat beyanı boşanma hükmü yönünden hukuken geçerli bir sonuç doğurmaz. Ancak davadan feragat davanın ferilerini de kapsar. Bu husus gözetilerek bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir." şeklinde gerekçe ile bozulmasına karar verilmiştir. Davalı kadın tarafından süresi içerisinde karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.
Dosyanın yeniden yapılan incelemesinde, davacı kadın katılma yolu ile kararı temyiz etmiştir. Katılma yoluyla temyiz isteği asıl temyiz isteğine sıkı sıkıya bağlıdır. Bu durumda davalı erkek, asıl temyiz isteğinden feragat ettiğinden, davalı kadının katılma yolu ile temyiz isteği incelenemeyecektir. Davalı kadın, erkek temyizden feragat ettikten sonra verilen 30.08.2017 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini bildirmiştir. Bu durumda geçerli bir temyiz olmadığından ve mahkemece boşanmanın ferileri yönünden verilen karar davalı erkeğin temyizinden feragat etmesiyle kesinleştiğinden artık davacının davasından feragati hüküm ve sonuç doğurmaz. Bu itibarla tarafların temyiz taleplerinin reddine karar verilecekken, Dairemizin 18.09.2017 tarihli ilamı ile hükmün yukarıda belirtilen şekilde bozulmasına karar verilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki ilk inceleme sırasında davacı erkeğin temyizden feragati gözden kaçırıldığından davacının karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 18.09.2017 tarih 2016/22301 esas 2017/9580 karar sayılı bozma ilamının kaldırılmasına, Temyiz eden davalı vekili 05.12.2016 tarihli dilekçe ile temyiz talebinden feragat ettiğini bildirdiğinden feragat sebebi ile temyiz dilekçesinin reddine, davalı kadının ise katılma yolu ile temyiz isteği asıl temyiz isteğine bağlı olduğundan davalı erkeğin temyizinden feragat etmesi sebebi ile davacı kadının da katılma yolu ile temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440/1-4. maddesi gereğince davalının karar düzeltme talebinin yukarıda gösterilen sebeple KABULÜNE, Dairemizin 18.09.2017 tarih, 2016/22301 esas ve 2017/9580 karar sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA, tarafların temyiz dilekçelerinin yukarıda gösterilen sebeple REDDİNE, karar düzeltme harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, oybirliğiyle karar verildi. 24.05.2018(Prş.)
Full & Egal Universal Law Academy