MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek tarafından kusur belirlemesi yönünden; davacı-karşı davalı kadın lehine hükmedilen maddi tazminat yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosyanın incelenmesinde;
1-Davacı-karşı davalı kadın vekilinin karar tarihinden sonra 27.09.2016 tarihinde tutuklandığı, bu nedenle ... Baro Başkanlığınca 16.11.2016 tarihli yazısı ile Avukat ... ve Av. ...’ın Avukatlık Kanunu'nun 42. maddesi gereği davacı-karşı davalı vekili olarak görevlendirildiği belirtilmiş ve gerekçeli karar baro tarafından görevlendirilen Av. ...’na tebliğ edilmiş ise de; Avukatlık Kanunu'nun 42. maddesi gereğince tutuklanan vekil yerine geçici vekil atanması hususunda ilgililerin yazılı istemi veya iş sahibinin yazılı muvafakatinin olup olmadığı dosya içerisinden anlaşılamamaktadır. Bu nedenle görevlendirmeye dair davacı-karşı davalı ... tarafından verilen muvafakatname veya talep yazısı var ise dosyaya eklenmesi, ilgililerin istemi veya muvafakat alınmaksızın geçici vekil görevlendirmesinin yapıldığı anlaşıldığı takdirde gerekçeli kararın, davacı-karşı davalı asıla tebliği ile yasal temyiz süresinin beklenmesi;
2-Davalı-karşı davacı erkeğin temyiz başvuru dilekçesinin davacı-karşı davalı vekiline tebliğine ilişkin mazbatada tebligatın “Avukat ..." imzasına yapıldığı yazılıdır. Belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine, meslek veya sanatını evinde icra edenlerin memur veya müstahdemlerinden biri bulunmadığı takdirde aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır (Teb. K. m. 17). Davacı-karşı davalı vekiline çıkartılan tebligatın işyerinde başka bir avukata yapılması, tebligatın muhatabı olan avukatın belirlenen adreste olup olmadığının ve tebligatın niçin kendine yapılmadığının tebliğ evrakında belirtilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda tebliğ işlemi usule aykırıdır. Temyiz başvuru dilekçesinin davacı-karşı davalı vekiline Tebligat Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak tebliği ile katılma yoluyla temyiz süresi (HUMK m. 433/2) beklenildikten sonra gönderilmek üzere dosyanın mahalli mahkemesine İADESİNE, oybirliğiyle karar verildi. 24.10.2018 (Çrş.)
Full & Egal Universal Law Academy