MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından, velayet, kusur belirlemesi, reddedilen tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na 31.3.2011 tarihli 6217 sayılı Kanunla ilave edilen Geçici 3. maddenin (1.) fıkrasında "Bölge Adliye Mahkemeleri'nin Resmi Gazete'de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar 1086 sayılı Kanun'un temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin", aynı maddenin (2.) fıkrasında da, "Bölge Adliye Mahkemeleri'nin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 427 ila 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı" öngörüldüğünden, temyiz isteğinin incelenmesinde 1086 sayılı Kanun'un temyize ilişkin hükümleri uygulanmıştır.
Buna göre, temyiz süresi HUMK 432. maddeye göre on beş gün olarak uygulanacaktır. Dosyanın incelenmesinden, gerekçeli kararın davalıya 16.08.2016 tarihinde Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak tebliğ edildiği görülmüştür. İşbu tebligat yapıldıktan sonra, davalı kadının tespit edilen başka bir adresine Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre gerekçeli karar 09/12/2016 tarihinde bir kez daha tebliğ edilmiştir. Usulüne uygun olarak yapılan ve hukuki sonuçlarını doğuran bir tebligattan sonra yapılan müteaddit tebliğlerin, temyiz süresinin hesabında dikkate alınması mümkün değidir. Bu sebeple, temyiz edilen kararın temyiz eden tarafa 16.08.2016 günü tebliğ edilmiş olduğunun kabulü gerekir. Söz konusu karar yasada öngörülen (HUMK m. 432) on beş günlük süre geçtikten sonra 15.12.2016 tarihinde verilen dilekçe ile temyiz edilmiştir.
Kuşkusuz Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 2494 sayılı kanunla değiştirilen 432. maddesine göre, temyiz kanuni süre geçtikten sonra yapılır ise, temyiz isteminin reddine karar verme yetkisi hükmü veren mahkemeye aittir.
Ne var ki, Aile mahkemelerince verilen kararların yasal süre geçtikten sonra temyiz edilmesi veya temyiz kabiliyetinin bulunmaması halinde dosyanın yerel mahkemece temyiz isteminin reddine karar verilmeden, Yargıtay’a gönderilmesi durumunda, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 2494 sayılı kanun ile değişik 432/4. maddesine göre, bu konuda bir karar verilmek üzere, dosya mahalline geri çevrilmeden doğrudan doğruya Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceği Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunca (1.6.1990 gün ve 1989/3 esas, 1990/4 k. sayı ile) karara bağlanmıştır. Bu durumda gösterilen sebeple temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz dilekçesinin yukarıda gösterilen sebeple REDDİNE, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.24.10.2018 (Salı)
Full & Egal Universal Law Academy