MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından iştirak nafakasının miktarı ile yoksulluk nafakası ile tazminat talepleri yönünden; davalı erkek tarafından ise hükmün tamamı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentler dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece davalı erkek tam kusurlu bulunarak boşanmaya karar verilmiş ise de, yapılan yargılama ve toplanan delillerden mahkemece erkeğe yüklenilen ve gerçekleşen kusurlu davranışların yanında kadının da erkeğin ailesini istemediği, erkeğe eve para getirmediğinde yemek vermediği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre evlilik birliğinin sarsılmasına sebebiyet veren olaylarda davalı erkeğin ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu durum gözetilmeden erkeğin tam kusurlu kabul edilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
3-Dairemizin 09.05.2016 tarihli 2016/10325 - 2016/9391 esas ve karar sayılı bozma ilamında “ Taraflar Türk Medeni Kanunu'nun 166/3. maddesi uyarınca boşanmışlar, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Anlaşmalı boşanma yönünde oluşan karar kesinleşinceye kadar eşlerin bu yöndeki diğer bir ifadeyle gerek boşanmanın mali sonuçları, gerekse çocukların durumu hususunda kabul edilen düzenlemeleri kapsayan irade beyanından dönmesini engelleyici yasal bir hüküm bulunmamaktadır. Bu halde anlaşmalı boşanma davasının "çekişmeli boşanma" (TMK m. 166/1-2) olarak görülmesi gerekir. Açıklanan sebeple mahkemece taraflara iddia ve savunmalarının dayanağı bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini içeren beyan ile iddia ve savunmanın dayanağı olarak ileri sürülen her bir vakıanın ispatını sağlayacak delillerini sunmak ve dilekçelerin karşılıklı verilmesini sağlamak üzere süre verilip ön inceleme yapılarak tahkikata geçildikten sonra usulüne uygun şekilde gösterilen deliller toplanarak gerçekleşecek sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir. İlk derece mahkemeleri, temyiz denetimi sonucu Yargıtay tarafından verilen bozma ilamına uyma kararı verdikleri takdirde, bozma ilamının gereğini yerine getirmekle yükümlüdür (HUMK m.429). Yargıtay bozma ilamı ile dilekçelerin karşılıklı verilmesinin sağlanması gerektiği belirtildiğine göre kadının bozma sonrası çekişmeli dava dilekçesi olarak mahkemeye sunduğu dilekçe ile yoksulluk nafakası ile tazminat talebinde bulunabilecektir. Bu durumda kadının bu talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru olmamıştır. Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı erkek ağır kusurlu olup, bu kusurlu davranışları aynı zamanda kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder niteliktedir. Kadın boşanma sonucu en azından eşinin maddi desteğinden yoksun kalmıştır. Kadın yararına TMK m. 174/1-2 koşulları oluşmuştur. Tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kusurların ağırlığı ve hakkaniyet ilkesi çerçevesinde kadın yararına maddi ve manevi tazminat takdiri gerekirken yazılı şekilde bu istekler hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeplerle ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 01.11.2018 (Prş.)