MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından; tazminat ve iştirak nafakası miktarları ile yoksulluk nafakasının reddi yönünden, davalı-karşı davacı erkek tarafından ise; kusur belirlemesi ve aleyhine hükmolunan tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ait temyiz itirazlarının incelenmesi artık mümkün bulunmamasına göre davalı-karşı davacı erkeğin tüm, davacı-karşı davalı kadının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece verilen 07.04.2015 tarihli hüküm,davacı-karşı davalı kadın tarafından, kusur belirlemesi, yoksulluk nafakası ile tazminat taleplerinin reddi ve ortak çocuk yararına hükmolunan nafakaların miktarları yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise, kadının davasının kabulü ve kusur belirlemesi yönünden temyizi üzerine; Dairemizin 28.11.2016 tarihli ilamı ile davalı-karşı davacı erkeğin tüm temyiz itirazları reddedilmiş, davacı-karşı davalı kadın yönünden ise; "Davalı-karşı davacı kocanın boşanmaya neden olan olaylarda davacı-karşı davalı kadına göre daha ziyade kusurlu olduğu, gerçekleşen bu durum karşısında tarafların eşit kusurlu olduğu yönündeki belirleme ile bu hatalı kusur belirlemesi sonucu davacı-karşı davalı kadının maddi ve manevi tazminat (TMK m.174/1-2) isteklerinin reddine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu" gerekçesi ile bozulmuş, temyize konu diğer yönlerden onanmıştır. Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama sonunda kesinleşen kısımlar hakkında yeniden hüküm kurulamaz. Mahkemece bu husus dikkate alınmaksızın tedbir, yoksulluk ve iştirak nafakası yönünden yeniden hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.
3-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, davacı-karşı davalı kadın yararına hükmolunan maddi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu'nun 50 ve 51. maddesi hükümleri nazara alınarak, daha uygun miktarda maddi tazminat (TMK m. 174/1) takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerin yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın Tarkan'a yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna 154.30 TL temyiz başvuru harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran Mücella'ya geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 03.10.2018(Çrş.)
Full & Egal Universal Law Academy