MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, nafaka ve tazminat taleplerinin reddi, aleyhine hükmedilen maddi tazminat ve ziynet eşyası talebinin kısmen kabulü yönünden, davalı - karşı davacı erkek tarafından ise, kusur belirlemesi, manevi tazminat talebinin reddi, maddi tazminatın miktarı, ziynet eşyası talebinin kabulü ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı-karşı davalı kadının 03.04.2017 tarihli dilekçesiyle erkeğin davasının kabulüne ilişkin temyiz talebinden feragat ettiğini bildirdiğinden, erkeğin davasının kabulüne yönelik temyiz talebinin feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Diğer temyiz sebeplerine hasren yapılan incelemeye gelince;
a-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle karar tarihinin 21.12.2015 olmasına rağmen hüküm başlığında 07.01.2013 yazılmasının mahallinde düzeltilebilecek maddi hata olduğunun anlaşılmasına göre tarafların aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b-Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesi boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Mahkemece de kabul edilen ve davacı karşı davalı kadından kaynaklanan evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylar, davalı- karşı davacı erkeğin kişilik haklarına saldırı teşkil eder. Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesindeki koşullar davalı - karşı davacı erkek yönünden gerçekleşmiştir. O halde, davalı - karşı davacı erkeğin manevi tazminat talebinin kabulü gerekirken reddi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
c-Davalı - karşı davacı erkek, dava dilekçesinde 75.000 TL maddi tazminat, talebinde bulunmuş, dilekçenin içeriğinde ise evlilik nedeniyle bütün masrafların kendisi tarafından yapıldığını beyan etmiştir. Mahkemece davalı - karşı davacı erkeğin maddi tazminat talebi, düğün nedeniyle yaptığı masrafların iadesi olarak kabul edilmiştir. Ancak davalı - karşı davacı, bu talebi hakkında nispi harç da yatirmamıştır. Davalı - karşı davacı erkeğin, maddi tazminat talebinin Türk Medeni Kanununun 174/1 maddesi kapsamında mı yoksa evlilik nedeniyle yapmış olduğu masraflara yönelik mi olduğunun mahkemece davalı - karşı davacıya açıklattırılarak (HMK m.31) tüm delillerin bu çerçevede değerlendirilip sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken; yazılı şekilde maddi tazminatın kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
d-Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür (TMK m. 6. 6100 s. HMK m.190/1). Davacı - karşı davalı kadın, dava dilekçesinde talep ettiği ziynetlerin davalı - karşı davacı erkek tarafından bozdurulduğunu ve harcandığım iddia etmiştir. Davacı karşı davalı kadın, ziynet eşyasının erkek tarafından bozdurulduğunu ispatla yükümlüdür. Davacı - karşı davalı kadının tanıklarının ziynetlere ilişkin beyanları davacı karşı davalı kadından duyuma davalı olup, tanıkların iddia edilen vakıayla ilgili somut, görgüye dayalı bir bilgileri yoktur. Dosyada iddiayı kanıtlamaya elverişli başkaca bir delil de bulunmamaktadır. Davacı - karşı davalı kadın yemin deliline dayanmamış, gösterdiği diğer delillerle de dava konusu ziynet eşyalarının erkek tarafından bozdurulduğunu, elinden rızası dışında alındığını ispat edememiştir. Bu durumda mahkemece, davacı karşı davalı kadının ziynet talebinin reddi gerekirken, kabulü doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2-b, 2-c ve 2-d bentlerinde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 2-a bendinde gösterilen sebeple ONANMASINA, erkeğin davasının kabulüne yönelik temyiz itirazlarının ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple REDDİNE, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 05.02.2018(Pzt.)
Full & Egal Universal Law Academy