MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından, kusur belirlemesi ve yoksulluk nafakası yönünden; davalı kadın tarafından ise, tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı erkeğin tüm, davalı kadının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece, 26.05.2015 tarihli ilk kararda davanın reddine karar verilmiş, davacı erkeğin temyizi üzerine Dairemizin 04.04.2016 tarihli ilamı ile “kadının eşini tehdit ettiği ve bu eyleminden dolayı cezalandırıldığı, bu sebeple davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmesi” gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına karar verilmekle, Dairemizin bozma ilamı kesinleşmiş, taraflar lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Eş söyleyişle, bozma ilamına uyulmasına karar veren mahkemenin, bozma ilamı doğrultusunda hüküm tesis etmesi zorunludur. Mahkemece bozmadan sonra yapılan yargılamada bozma ilamına uyulmasına rağmen 21.09.2017 tarihli kararda davalı kadına bozma ilamında kusur olarak yüklenen tehdit eyleminin dışında kadına ayrıca hakaret eyleminin de kusur olarak yüklenmesi doğru olmamıştır. Dairemizin 04.04.2016 tarihli bozma ilamında tespit edilen ve bozmaya uyulmakla kesinleşen kadının eşini tehdit etmesi eyleminin yanında yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacı erkeğin mahkemenin kabulünde olduğu üzere güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya sebep olan olaylarda davacı erkeğin ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Durum böyle iken tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
3-Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere davacı erkek boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda ağır kusurlu olup, bu kusurlu davranışlar aynı zamanda,kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder niteliktedir. Kadın yararına Türk Medeni Kanunu'nun 174/1-2. maddesi koşulları oluşmuştur. Kusurun ağırlığı tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile, hakkaniyet kuralları gözetilerek uygun miktarda davalı kadın yararına maddi ve manevi tazminata karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.) ve (3.) bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna 154.30 TL temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran davalıya geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.01.11.2018 (Prş.)
Full & Egal Universal Law Academy