MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma-Ziynet Alacağı
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından, kusur belirlemesi, tazminatlar, ziynet alacağı ve vekalet ücreti yönünden, davalı erkek tarafından ise, kusur belirlemesi, maddi tazminat, ziynet alacağı ve nafakanın miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davacı kadının sık sık telefon görüşmesi yaptığı sabit olmakla birlikte kadının bu davranışının güven sarsıcı davranış niteliğinde olduğunun ispatlanamadığı bununla birlikte kadının erkeğin annesine soğuk davrandığı ve birlik görevlerini yerine getirmediği, erkeğin ise kadını aşağıladığı, sık sık bakire olmadığını söylediği, mevcut kusur durumuna göre tarafların eşit kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre, tarafların aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı kadın dava dilekçesinde, boşanma ve ziynet alacağı talebinde bulunmuştur. Mahkemece ziynet alacağına yönelik dava kısmen kabul edilmiş ve fakat kısmi kabulde bilirkişi raporuna atıf yapılmak suretiyle karar verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinin (2). fıkrasında; hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden herbiri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği, aynı Yasanın 298. maddesinin (2). fıkrasında da, gerekçeli kararın tefhim edilen hükme aykırı olamayacağı hükme bağlanmıştır. Bu düzenlemeye göre: dava dilekçesi, bilirkişi raporu gibi herhangi bir belgeye atıf yapılarak hüküm kurulamaz. Gerek tefhim edilen ve zabıtla belirlenen kararda, gerekse buna uygun düzenlenmesi zorunlu gerekçeli kararda hüküm altına alınan eşyanın cins, nitelik, miktar ve değerlerinin ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın infazda güçlük çıkarmayacak biçimde belirtilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden, kısmen kabulüne karar verilen ziynet eşyalarının cins, nitelik, miktar ve değerleri tek tek belirtilmeden hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre ziynetlerin esasına yönelik tarafların temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 21.02.2018(Çrş.)
Full & Egal Universal Law Academy