MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından; manevi tazminat talebinin reddi yönünden, davalı erkek tarafından ise; hükmün tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davalı erkeğin temyiz itirazları incelendiğinde;
a) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı erkeğin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b) İlk derece mahkemesince, boşanmaya sebep olan olaylarda “Davacının, davalının abisi tarafından yaralanmasına sessiz kaldığı, ancak davalının da davacıyı ailesi ile görüştürmediği ve korkuttuğu” davalının daha fazla kusurlu olduğu belirtilerek boşanma davasının kabulüne karar verilmiş, davalı erkek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 17.10.2017 tarih, 2017/741 esas - 2017/917 karar sayılı kararında; “Davalının, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda davacının ailesini ziyaret etmesine ve özellikle hasta babasını ziyaretine izin vermediği" ve tam kusurlu olduğu belirtilerek, davalının istinaf başvurusunun manevi tazminata yönelik kısmı kabul edilmiş, sair hususlara yönelik talebinin ise esastan reddine karar verilmiştir. İstinaf başvuru talebinde bulunan tarafın davalı erkek olduğu, talepte bulunmayan davacı kadına ilk derece mahkemesince yüklenen kusurun ise kesinleştiği anlaşılmaktadır. Kusur durumu istinafa başvuran aleyhine olacak şekilde değiştirilemez. Buna göre ilk derece mahkemesi tarafından davacı kadına kusur olarak yüklenen vakıaların gerekçeden çıkarılması
doğru olmamıştır. Dosya kapsamından bölge adliye mahkemesince davalı erkeğe yüklenen kusurlu davranışların da kanıtlandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda; yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacı kadının hafif davalı erkeğin ise ağır kusurlu olduğu halde mahkemece davalı erkeğin tam kusurlu olduğunun kabulü doğru olmayıp kararın bu yönü ile bozulması gerekmiştir.
c) Kişisel ilişki düzenlenirken çocuğun yaşı, ana ve babalık duygusunun tatmini, çocukların yüksek yararı birlikte değerlendirilerek; çocukların kişisel gelişimine en uygun düzenleme tercih edilmelidir. Tarafların ortak çocuklarından Mehrali 16.10.2008, Yunus Emre 01.12.2012 doğumludur. Mahkemece velayet hakları davacıya bırakılan ortak çocuklar ile davalı baba arasında sadece her ayın 1. ve 3. hafta sonu Cumartesi günü sabah saat 09.00’dan aynı akşam 18:00'e kadar dini ve milli bayramların 1. günü sabah saat 09.00’dan akşam saat 18.00’e kadar kişisel ilişki tesisine karar verilmiştir. Bütün bu hususlar değerlendirildiğinde davalı baba ve ortak çocuk arasında kurulan kişisel ilişki babalık duygularının tatmini bakımından yetersiz olmuştur. Çocuklar ile baba arasında babalık duygularını tatmin edecek ve bu hakkın rahatça kullanılmasına engel olmayacak, dini bayram, yarı yıl tatili ve yaz tatilinde de yatılı olacak şekilde daha uygun süreli kişisel ilişki kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Davacı kadının manevi tazminat talebinin reddine yönelik temyiz itirazının incelenmesine gelince;
Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, davalı erkeğin, davacının ailesini ziyaret etmesine ve özellikle hasta babasını ziyaretine izin vermediği anlaşılmaktadır. Davalı erkeğin kusuru davacı kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olup, manevi tazminatı gerektirir. Türk Medeni Kanunu'nun 174/2. maddesi koşulları kadın yararına gerçekleşmiştir. Öyleyse davacı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata (TMK m.174/2) hükmedilmesi gerekirken, davacının kişilik haklarının saldırıya uğramadığı gerekçesiyle, bu isteğin reddi doğru bulunmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen bölge adliye mahkemesi hukuk dairesi kararının yukarıda 1b., 1/c. ve 2. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1/a bendinde gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 09.04.2019 (Salı)