MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Maddi ve Manevi Tazminat - Yoksulluk Nafakası-Nafaka Artırımı
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı tarafından iştirak nafakalarının artırılması, kusur belirlemesi, davacı lehine hükmedilen yoksulluk nafakası, tazminatlar, ortak çocuk ... için talep edilen maddi tazminat ile çocuklar için talep edilen manevi tazminata ilişkin hüküm ve lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davalının iştirak nafakalarının artırılmasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davacı, ortak çocuklar için boşanma ilamı ile hükmedilen nafakaların artırılmasını talep etmiş, mahkemece ortak çocuklar için 150,00 ’şer TL olan iştirak nafakası 50,00’şer TL artırılarak 200,00 ‘er TL iştirak nafakasına hükmedilmiştir. Hüküm, yıllık artırılan miktar itibariyle kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kurulu kararı uyarınca Yargıtay'ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir. O halde iştirak nafakalarının artırılmasına yönelik temyiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalının diğer temyiz sebeplerine hasren yapılan incelemeye gelince ;
a-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b-Davacı; ortak çocukları ... için maddi tazminat ve ortak çocuklar ... ve ... için davalıdan manevi tazminat talebinde bulunmuş; mahkemece, bu talepler yönünden davacının talebinden vazgeçmesi sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermiştir. Davacının çocukları için talep ettiği maddi tazminat ve manevi tazminat , boşanmanın fer'i (eki) niteliğinde olan ve Türk Medeni Kanununun 174/1-2 maddesinde düzenlenen tazminat kapsamında olmadığından; Aile mahkemesi görevli değildir. Bu talebin
genel hükümlere (Borçlar Kanunu) dayalı olduğu anlaşılmaktadır. O halde maddi ve manevi tazminat talebinin incelenmesinde, genel görevli mahkeme olarak Asliye Hukuk mahkemesi görevlidir. Görev kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Bu bakımdan, davacının bu talebi ile ilgili olarak görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
c-Davacının kendisi için maddi ve manevi tazminat isteği, boşanmadan sonra açılan boşanmaya bağlı maddi ve manevi tazminat (TMK. m. 174/1-2) talebine ilişkindir. Davacının maddi ve manevi tazminat isteğinin (TMK m. 174/1-2) kısmen kabulüne karar verildiğine göre, reddedilen kısım üzerinden davalı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmemiş olması doğru değildir
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2/b ve 2/c bendinde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda 2/a bendinde gösterilen sebeple ONANMASINA, işirak nafakasının artırılmasına yönelik temyiz talebinin ise yukarıda l. bentte gösterilen sebeple REDDİNE, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 31.05.2018 (Per.)
Full & Egal Universal Law Academy