MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 25/06/2019 günü temyiz eden davacı ... ile vekili Av. ... ve karşı taraf davalı ... vekili Av. ... geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı kadın tarafından açılan evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı boşanma davasının ( TMK m. 166/1) yapılan yargılaması sonunda, ilk derece mahkemesince kumar alışkanlığı nedeniyle birlik görevlerini yerine getirmeyen, davalı erkeğin ağır kusurlu olduğu gerekçesiyle tarafların boşanmalarına, velayetin anneye verilmesine, kadın lehine tedbir nafakası ile maddi ve manevi tazminata, ortak çocuklar için nafakalara hükmedilmiş, verilen karar davacı kadın tarafından nafakaların ve tazminatların miktarı yönünden, davalı erkek tarafından ise tümü yönünden istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince, kadının istinaf başvurusunun esastan reddine, erkeğin davanın reddi gerektiğine yönelen istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının tümüyle kaldırılmasına, davacının davasının reddine, ortak çocuklar ve kadın için tedbir nafakasına hükmedilmiş, verilen karar davacı kadın tarafından temyiz edilmiştir.
Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince, "Kadının, eşinin kumar alışkanlığını biliyor olması ve evlilik birliğine devam etmesi, evlilik birliğinin temelinden sarsılması gerçeğini değiştirmeyeceği ne var ki tarafların boşanma dava tarihinden yaklaşık 1 ay önce birlikte tatil yaptıkları ve aynı otel odasında kaldıkları bu hale göre davacı kadının davalı eşinin kusurlarını affettiği, en azından hoşgörü ile karşıladığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesince dinlenen Tanık Uğur Canatan "Tatile biz önce Mehmet ve çocuklar ile birlikte gittik, davacı işinden dolayı bize sonradan katıldı. Kendisini havaalanında karşıladık. Otel de çocuklar ile aynı odayı tutmuşlardı. Sıkışıklık olduğu için ben bir kişiyi yazlığımda misafir edebileceğimi söyledim. Mehmet bizimle birlikte yazlıkta kaldı, Seçil ise çocuklar ile birlikte otelde kaldı. Tatilin son günü de Mehmet ertesi gün dönüşte zorluk olabileceğini ve çocuklar ile birlikte kahvaltı yapıp otelden ayrılmalarının daha iyi olabileceğini söyledi. O gece de zaten geç vakitlere kadar oturmuştur. Mehmet o gece otelde eşi ve çocukları ile birlikte kaldı. Sonrasında Seçil ve çocuklar Mehmet'in abisi Ahmet ile beraber Ankara'ya döndüler, biz de Mehmet ile birlikte yaşlı ve rahatsız olan dayımızı almak üzere İzmir'e gittik." şeklinde beyanda bulunmuş bölge adliye mahkemesince bu tanığın beyanı da dikkate alınarak davanın reddine karar verilmiş ise de, tarafların çok kısa bir süre çocukları dolayısıyla tatilde bir araya gelmeleri, tatil yerinde de ayrı yerlerde kalmaları dikkate alındığında birliğin davacı açısından çekilebilirliğini göstermediği gibi eşin kusurlarının affedildiği yada hoşgörü ile karşılandığı anlamına da gelmez. Toplanan delillerle davalı erkeğin kumar alışkanlığının bulunduğu, kumar alışkanlığı sebebiyle birlik görevlerini yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya karar verilecek yerde (TMK m.166/1) yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen bölge adliye mahkemesi hukuk dairesi kararının yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, duruşma için takdir olunan 2.037 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 25.06.2019(Salı)
Full & Egal Universal Law Academy