MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile)Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından manevi tazminatın miktarı, tazminatlara faiz talebi hakkında karar verilmemesi ile reddedilen tedbir ve yoksulluk nafakası talepleri yönünden; davalı-davacı erkek tarafından ise kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri ve kadın yararına hükmolunan tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece, davacı-davalı kadın yararına 24.06.2015 tarihli ara karar ile 250,00 TL tedbir nafakasına (TMK m. 169) karar verildiği halde, 09.12.2015 tarihli karada kadının nafaka talebinin reddine yönelik hüküm kurulmuş, hükmün gerekçesinde de kadının tedbir nafakası talebinin reddine karar verildiği belirtilmiştir.
Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md. 186/1), geçimine (TMK md. 185/3), malların yönetimine (TMK.m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.m. 185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK.m.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, davacı-davalı kadının sürekli ve düzenli bir gelirinin bulunmadığı da gözetilerek dava tarihinden boşanma hükmünün kesinleştiği tarihe kadar geçerli olmak üzere, kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
3-Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. (TMK.m. 175) Toplanan delillerle, boşanmaya sebep olan olaylarda davacı-davalı kadının daha ağır kusurlu olmadığı, her hangi bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiştir. O halde, kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken isteğin reddi doğru görülmemiştir.
4-Davacı-davalı kadının, tazminat isteklerine faiz talebi bulunduğu halde bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
5- Davacı-davalı kadın dava dilekçesinin 6. bendinde açıkladığı üzere, nikah sırasında mehir olarak takıldığını iddia ettiği ziynetlerin kendisinden alınması sebebiyle maddi tazminat talebinde bulunmuştur. Bu istek boşanmanın eki niteliğinde (TMK m.174/1) değildir. Talep ziynet eşyası alacağı niteliğinde olup nispi harca tabidir. Başvuru harcı dava dilekçesindeki bütün istekleri kapsar. Buna göre davacı-davalı kadına ziynet eşyası alacağı ile ilgili nispi harcı tamamlaması için süre verilerek (Harçlar Kanunu m. 30-32), harcın tamamlanması halinde ziynet alacağı ile ilgili olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi, harcın tamamlanmaması halinde ise Harçlar Kanununun 30-32. maddeleri uyarınca işlem yapılması gerekirken, bu talebin Türk Medeni Kanunu'nun 174/1. maddesi kapsamında değerlendirilmesi sonucu davacı-davalı kadın yararına maddi tazminata (TMK m. 174/1) karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2., 3., 4., ve 5. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 04.06.2018 (Pzt.)