MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından; kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen tazminatlar yönünden, davalı kadın tarafından ise; ihtiyati tedbir talebi, tazminatların miktarı, faiz talebi, vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle mahkemece davacı erkeğe, retle sonuçlanan boşanma davasında erkeğin bir başka bayanla birlikte yaşayarak sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı gerekçesiyle kusur yüklenilmiş ise de, erkek tarafından daha önce açılan iş bu dosyaya dayanak teşkil eden boşanma davasında, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verildiği erkeğe kusur olarak bir vakıanın yüklenilmediği, kararın bu şekilde temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği, bu vakıanın davacı erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceği, davacı erkeğin fiili ayrılık döneminde güven sarsıcı davranışta bulunduğu, boşanmaya sebep olan olaylarda ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına ve boşanma davalarında vekalet ücretine davanın kabul veya ret durumuna göre karar verileceği, boşanmanın (eki) feri niteliğinde olan tazminatların kabul veya reddi halinde ayrıca vekalet ücretine hükmedilemeyeceği, Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre sadece uyuşmazlık konusu hakkında tedbir kararı verilebileceği (HMK m.389/1) boşanmaya bağlı tazminat haklarının elde edilmesini temin etmek için de olsa dava konusu olmayan ve davacı erkek adına kayıtlı bulunan taşınmaz üzerine tedbir konulamayacağının tabii bulunmasına, göre tarafların aşağıdaki bentilerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Boşanmada manevi tazminatın amacı, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın, bozulan ruhsal dengesini telafi etmek, manevi değerlerindeki eksilmeyi karşılamaktır. Onun için, kişilik haklarını ihlal eden fiille, tazminat miktarı arasında makul bir oranın bulunması gerekir. Bir tarafın zenginleşmesine yol açacak sonuçlar doğurur miktarda manevi tazminat takdiri, müesseseyi amacından saptırır. Hakim, tazminat miktarını saptarken, bir yandan kişilik hakları zedelenen tarafın, ekonomik ve sosyal durumunu ve boşanmada kusuru bulunup bulunmadığını ve varsa kusur derecesini, fiilin ağırlığını; öbür yandan da, kişilik haklarına saldırıda bulunanın kusur derecesini, ekonomik ve sosyal durumunu göz önünde bulundurmak zorundadır. Açıklanan ilkeler gözetildiğinde davalı kadın yararına takdir edilen manevi tazminat miktarı, ölçülülük ilkesine uygun olmayıp fazla bulunmuştur. Türk Medeni Kanununun 4. maddesinde yer alan hakkaniyet ilkesi gözetilerek daha uygun miktarda tazminat takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
3-Davalı kadın maddi ve manevi tazminat istekleri yönünden faize hükmedilmesini talep etmiştir. Bu talep hakkında olumlu-olumsuz bir hüküm kurulmaması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 13.09.2018(Prş.)