(4721 S. K. m. 174, 175) (1136 S. K. m. 168)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı kadın tarafından; erkeğin boşanma davasının kabulü, kusur belirlemesi, velayet, kişisel ilişki, reddedilen manevi ve maddi tazminat istekleri ile yoksulluk nafakası isteği, tedbir nafakasının miktarı, erkek lehine hükmedilen manevi tazminat ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Mahkemece, boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-karşı davacı kadın tamamen kusurlu kabul edilerek tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de, yapılan yargılama ve toplanan delillerle, davacı-karşı davalı erkeğin eşine karşı fiziksel şiddet uyguladığı, davalı-karşı davacı kadının ise güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu oldukları anlaşılmaktadır. Hal böyle iken davalı-karşı davacı kadının tamamen kusurlu kabul edilmesi ve bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak boşanmakla yoksulluğa düşeceği anlaşılan davalı-karşı davacı kadının yoksulluk nafakası isteğinin reddine karar verilmesi ve erkek lehine manevi tazminata hükmedilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
3- Mahkemece, davalı-karşı davacı anne hakkında çocuklara yönelik şiddet uygulandığından bahisle açılan soruşturmaların devam ettiği gerekçesiyle velayeti davacı-karşı davalı babada olan küçükler ile davalı-karşı davacı anne arasında psikolog veya sosyal hizmet uzmanı (refakatçi) aracılığı ile kişisel ilişki kurulmuştur. Temyiz inceleme aşamasında annenin ortak çocuk ...’a karşı işlediği iddia olunan yaralama suçundan beraat kararı verildiği ve bu kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Kişisel ilişki kurulmasındaki amaç, analık ve babalık duygularının tatmini yanında çocuğun psikolojik ve sosyal gelişiminin sağlanmasıdır. Çocuğun, gözetim olmaksızın ana veya babasından biriyle kişisel ilişkisinin sürdürülmesi, onun yüksek yararına değilse, gözetim altında kişisel ilişki kurma imkanı öngörülebilir. Aksi halde gözetim altında kişisel ilişki, çocuklar ile velayet kendisinde olmayan anne arasındaki bağların güçlendirilmesi amacına aykırı düşer. Toplanan deliller ve anne hakkında ortak çocuğa karşı yaralama suçundan verilen beraat kararı da dikkate alınarak ortak çocuklar ile davalı-karşı davacı anne arasında refakatçi olmadan kişisel ilişki kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
4- Boşanma davalarında vekalet ücretine davanın kabul veya reddi halinde hükmedilir. Kusur durumu vekalet ücretinin taktirinde dikkate alınmaz. Mahkemece, davalı-karşı davacı kadının boşanma davasının kabulüne karar verilmiştir. Davalı-karşı davacının boşanma davasının kabulüne karar verildiğine göre kendini vekil ile temsil ettiren davalı-karşı davacı kadın yararına karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken kadının kabul edilen boşanma davasında davacı-karşı davalı erkek lehine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2., 3. ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 01.03.2018 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy