MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma-Ziynet Alacağı
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi, tedbir nafakası, ziynet alacağı davasında kısmen kabulüne şeklinde hükmün kurulması ve ziynet alacağı davasında hükmedilmeyen vekalet ücreti yönünden; davalı erkek tarafından ise kadın lehine hükmedilen yoksulluk nafakası, iştirak nafakası, velayet ve ziynet alacağı davasının kabulü yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle erkeğin mahkemece belirlenen ve gerçekleşen kusurlu davranışları yanında eşini sürekli evden kovduğu ve bu hale göre de boşanmaya sebep olan olaylarda tamamen kusurlu olduğunun anlaşılmış bulunmasına göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Toplanan delillerden davacı kadının çalıştığı, sürekli ve yeterli gelirinin bulunduğu, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşmeyeceği anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanununun 175. maddesi koşulları oluşmamıştır. Yoksulluk nafakası isteminin reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3- Davacı kadın dava dilekçesi içeriğinde evlilikten beklenen menfaatlerinin zarar göreceğinden bahisle maddi ve manevi tazminata karar verilmesini talep etmiş, sonuç kısmında ise 100.000 TL manevi tazminat verilmesini istemiştir. Davacı kadının dilekçesindeki çelişkili bu durum HMK 31. maddesindeki hakimin aydınlatma ödevi çerçevesinde taraftan sorulması üzerine, ön inceleme duruşmasında davacı tarafça açıklamada bulunularak, talebin 50.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminat olduğununun belirtildiği görülmüştür. O halde davacı kadının süresinde TMK 174/1 maddesi kapsamında maddi tazminat talebinin olduğunun kabulü gerekir.
Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz ya da daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini, 186. maddesi, eşlerin evi birlikte seçeceklerini, birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve mal varlıkları ile katılacaklarını öngörmüştür. Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerinden daha ziyade ve eşit kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi (TMK m. 4, TBK m. 50,51) dikkate alınarak davacı kadın yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
4- Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda erkeğin mahkemece belirlenen ve gerçekleşen kusurlu davaranışları yanında eşini evden kovduğu ve bu hale göre de tamamen kusurlu olduğu, bu olayların davacı kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK m. 4, TBK m. 50, 51) dikkate alınarak davacı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir iken hatalı kusur belirlemesine göre kadının manevi tazminat talebinin reddi doğru görülmemiştir.
5-Davacı kadının ziynet alacağı talebinin tümüyle kabul edilmesine rağmen kısmen kabulüne şeklinde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, ziynet alacağı davasının kabulü nedeniyle kendisini davada vekille temsil ettiren davacı kadın yararına Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesi gereğince nispi vekalet ücretine hükmedilmemiş olması doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2., 3., 4. ve 5. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda l. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 20.09.2018 (Per.)
Full & Egal Universal Law Academy