MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı tarafından iştirak nafakasının miktarı, reddedilen isdirdat, menfi tespit, ADSL ödemelerine yönelik istirdat alacağı davalarının reddine ve vekalet ücretleri yönünden; davalı-davacı tarafından ise iştirak nafakasının miktarı, reddedilen talepleri ile protokolün 5. maddesinin ortadan kaldırılması yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı ...'in tüm, davacı-davalı ...'in aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Anayasanın 141/3. maddesi "Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır" buyurucu hükmünü içermektedir. Huıkuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinde de kararın kapsayacağı hususlar ayrıntılı biçimde belirtilmiş olup, bu maddenin 3. bendine göre, mahkeme kararlarında iki tarafın sav ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşmadıkları hususlar, çekişmeli konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması, ret ve üstün tutulma nedenleri, sabit görülen vakıalarda bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebebin açıkça gösterilmesi zorunludur. Yerel mahkemenin hangi delillerle sonuca ulaştığını değil, dayanılan delillerde yer alan hangi vakıanın kabul edildiğini Yargıtay denetimine elverişli şekilde gerekçeli olarak açıklaması zorunludur. Somut olaya gelince; mahkemece davacı-davalı ...'in menfi tespit, istirdat ve ADSL fatura ödemelerine yönelik istirdat davalarına yönelik davalarının reddine karar verildiği halde, bu ret hükümlerine dair gerekçe yazılmamıştır. Bu haliyle karar yeterli gerekçeden yoksun olup, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/1-e maddesindeki unsurları içermemektedir. Hüküm bu haliyle Yargıtay denetimine elverişli değildir. Gerekçesiz şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, davacı-davalı ...'in menfî tespit, istirdat ve ADSL fatura ödemelerine yönelik istirdat davalarına yönelik hükümlerin bu sebeple bozulması gerekmiştir.
3-Mahkemece davacı-davalı yararına asıl dava olan nafakanın uyarlanması davasının maktu vekalet ücreti, davalı-davacı yararına karşı dava olan yine nafakanın uyarlanması davası için nispi vekalet ücretine hükmedilmiş ise de bu vekalet ücretlerine yönelik hesaplamaların neye göre yapıldığına ilişkin gerekçeye yer verilmemiştir. Bu haliyle vekalet ücretlerine yönelik hükümler Yargıtay denetimine elverişli değildir. Gerekçesiz şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, vekalet ücretlerine yönelik hükümlerin bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma sebebine göre davacı-davalı ...'in menfi tespit, istirdat ve ADSL fatura ödemelerine ilişkin istirdat davalarına ve vekalet ücretlerine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda l. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın Yeşim'e yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna ve 143.50 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran Hüseyin'e geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 04.10.2018 (Per.)
Full & Egal Universal Law Academy