MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından 31.03.2016 tarihli ek karar ve 09.12.2015 tarihli asıl karar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Mahkemece verilen hüküm; davalı kadın tarafından 31.03.2016 tarihinde temyiz edilmiş, temyizin süresinde yapılmadığından bahisle 31.03.2016 tarihli ek kararla kadının temyiz talebi reddedilmiştir.
Gerekçeli kararın davalı kadına tebliğine ilişkin mazbata da, kararın kadına bizzat tebliğ edildiği belirtilmiş ise de ;Germencik Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/ 637esas sayılı dosya arasında bulunan ... Polis Kriminal Labaratuvar Müdürlüğü'nün 31/05/2016 tarihli raporunda; 30.12.2015 tarihli tebliğ mazbatasının kadına bizzat tebliğ edildiği belirtilerek davalı kadının imzası alınmış ise de bu imzanın kadının elinden çıktığını gösterir yeterli kaligrafık ve karakteristik uyarlılık tespit edilemediği belirlenmiştir. Bu haliyle davalı kadına yapılan gerekçeli kararın tebliği geçersiz olup, temyizin süresinde olduğunun kabulü ile 31.03.2016 tarihli ek kararın bozularak kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Davalının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Dava dilekçesinin davalı kadına tebliğine ilişkin mazbata da, dilekçenin bizzat kadına tebliğ edildiği belirtilmiş ise de ; Germencik Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/ 637esas sayılı dosyası arasında bulunan ... Polis Kriminal Labaratuvar Müdürlüğü'nün 31/05/2016 tarihli raporunda; inceleme konusu 20.08.2015 tarihli tebliğ mazbatasında davacı kadın adına kayıtlı bulunan imza ile şüpheli Narmina Orusova'nın mukayese imzaları arasında benzerlikler bulunduğunun gözlendiği belirtilmiştir. Ayrıca ceza yargılamasında söz konsusu imzanın şüpheli Narmina Orusova'nın elinden çıkmış olması kuvvetle muhtemel olduğu belirtilmiş, şüphelinin alınan savunmasında ise kadın adına gelen tebligatları kendisinin imzalayarak
aldığını kabul ettiği anlaşılmıştır.Buna göre; dava dilekçesinin bizzat alındığı beyanı ile başkası tarafından imzalanarak dava dilekçesinin tebliği usulsuz olup davalı kadının yokluğunda yargılama yapılarak hüküm kurulmuş ve davalının savunma hakkı kısıtlanmıştır. O halde mahkemece yapılacak iş; davalı kadına dava dilekçesinin usulüne uygun şekilde tebliği ile cevap dilekçesi sunma hakkı tanınması, dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamaları tamamlandıktan sonra ön inceleme aşamasına geçilmesi, ön inceleme aşaması tamamlandıktan sonra tahkikat aşamasına geçilerek gösterilen deliller toplanıp, birlikte değerlendirilerek bir sonuca ulaşmaktan ibarettir. Açıklanan bu hususlara riayet edilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi hukuki dinlenilme hakkının (HMK m. 27) ihlali niteliğinde olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple 31.03.2016 tarihli ek kararın kaldırılmasına ve hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 12.09.2018 (Çrş.)