MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından davasının 162’den reddi, kusur belirlemesi, kadının davasının kabulü, manevi tazminat talebinin reddi, tedbir ve yoksulluk nafakası yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise kusur belirlemesi, tazminatların reddi ve nafakaların miktarları yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 22.05.2018 günü duruşmalı temyiz eden davacı-karşı davalı ... ile vekilleri gelmedi. Karşı taraf temyiz eden davalı-karşı davacı ... vekili Av. ... geldi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Taraflar arasında görülen karşılıklı boşanma davalarının yapılan muhakemesi sonucunda mahkemece tarafların “kısa sürede evliliklerinin yürümeyeceğinin ortaya çıktığı, tarafların evlilik birliği her iki tarafın evliliğe uyum gösteremedikleri, yaşadıkları psikolojik sorunlar nedeniyle temeli oluşmadan çöktüğü” gerekçesiyle tarafların Türk Medeni Kanunu’nun 166/1. maddesi uyarınca boşanmalarına karar verilmiştir.
Mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması Anayasa hükmüdür (m.141/3). Mahkemenin, tarafların açıklamalarını dikkate alarak değerlendirmesi ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesi hukuki dinlenilme hakkının da (HMK m. 27) gereğidir. Yargı organları her iki tarafın iddia ve savunmaları ile delillerini değerlendirip, sabit görülen maddi vakıaları, bunlardan çıkardıkları sonuç ve hukuki sebepleri gerekçelerine yansıtmalıdırlar.
Somut olaya gelince; mahkeme gerekçeli kararında, tarafların kusur durumunu somut olarak belirtmeden, bir başka deyişle tarafların evliliğin sona ermesine neden olan kusurlarını somut olarak belirtmek yerine soyut ifadelerle tarafların eşit kusurlu oldukları belirtilmiş, taraflar arasında yaşanan maddi vakıalar gerekçede tartışılmamıştır. Bu haliyle karar, yeterli gerekçeden yoksun olup, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 294/1-c maddesindeki unsurları içermemektedir. Bu bakımdan, hükmün münhasıran bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, duruşma için takdir olunan 1.630 TL vekalet ücretinin Mustafa'dan alınarak Ayşe Nur'a verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 23.10.2018 (Salı)
Full & Egal Universal Law Academy